SedaNur

Eğer gıybet etmezseniz iş yerinizde sorun yaşamazsınız. Allah'ın emir ve yasakları boşuna değildir. Bir tanesini önemsiz görüp, "bunu da herkes yapıyor" diyerek yapın bakalım başınıza neler geliyor. Gıybetin temelinde suizan vardır. Gıybetin içine iftira karışır,söz taşımak karışır. Gıybet,sırf gıybet olarak kalmaz,büyür; büyük günahlara dönüşür. Allah'ın emirlerine itaatle ortaya çıkacak fayda kime? Bize. Bir yasağından çıkan zara kime? O da bize.
Reklam
Veya yemek konusunda kadınlara musallat olur şeytan. Yemekten maksat ihtiyacı giderirken nimeti verenin farkında olmak ve O'na şükretmektir. Göze hitap etmesi ve lezzetli olması da önemlidir elbette. Fakat bunun için her gün beş saatimiz mutfakta geçiyorsa,şeytan mübahlarla oyalıyor demektir. Bu aşamada da şeytan prim vermeyen müminleri,sevabı az olan amellerle meşgul eder. Mesela kişinin kendi anne babası hasta ve ihtiyaçlı olduğu halde onlarla ilgilenmek yerine bir hayır derneğinde,bir vakıfta gönüllü olarak çalışabilir. Şeytan asla vazgeçmez.
Mü'min günah işlemiyor,gıybet-dedikodu yapmıyor,yaparsa hemen tevbe ediyor,hemen düzeltiyor da şeytan onu günâha sevk edemiyorsa o zaman şeytan,sevap işlemesin diye onu mübahlarla oyalar. Dindar kadınların en çok tökezlediği yer burasıdır. Kılık kıyafet almak için çarşı pazarda dükkan dükkan dolaşırken veya günümüzde sosyal mecralarda her gün saatlerce gezinirken hayırlarla meşgul olma fırsatını kaçırırız.
Herkes ilim ve hikmet sahibi olamaz. Bu din bütün insanlık içindir. İnsanların büyük bir çoğunluğu taklitle hareket eder. İslâm'da taklit caizdir,Allah yarattığı kullarını en iyi bilendir. Şu kadar ki kişi kimi taklit edeceğini kendi seçiyor. Bir imtihan düşünelim,kopya çekmek serbest. Hayat,kopya çekmenin serbest olduğu bir imtihandır. Tek yapmanız gereken kimin yanına oturacağınızı seçmek. Peygamberi taklit edenlerle apaçık bir kitap ve peygamber göndermesine rağmen,hakikat apaçık ortadayken taklit edeceği kişiyi yanlış seçenin durumu elbette bir olmaz.
Kesb fiilinde gayretin sonuca isabet etmesi ve emeklerin boşa gitmemesi vardır. Bu da ancak gayretin hikmetle birleşmesi durumunda mümkün olur. 'İktisab' fiilinde ise sadece sürekli bir gayret vardır ki buna hırs da diyebiliriz; nefsin isteklerinin çok güçlü olduğunu gösterir. Ayrıca iktisâb'da hayırlı bir sonuç garanti değildir,bu nedenle de nefisle alakası daha kuvvetlidir.
Reklam