SedaNur

Allah'ın muradı,insanlara ihsanda bulunmak ve kendileri için hazırlamış olduğu dünyada onlara nimetlerini sunmak için herkesin kendisine dönmesidir. O,cennette herkes için bir bölüm ayırmıştır ve herkesten,bu yurttan nasibini elde etmesini ve orada köşkünü hazırlamasını ister: "Allah kullarını esenlik yurduna çağırıyor." Aynı zamanda O,kullarından hiçbirinin cehenneme girmesini istemez: "Bununla beraber,O,kullarının küfrüne razı olmaz." /Zümer-7
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kişinin,zikri geçen hadisleri,özellikle de Yüce Allah'ın,kullarından birinin tevbesine karşı duyduğu büyük sevinçle ilgili olan hadisi okuduğunda,bu sevincin nedenleri hakkında aklına bazı soruların gelmesi muhtemeldir. Yüce Allah'a,bu tevbe herhangi bir fayda sağlamaz. O,hiçbir şeye ihtiyaç duymayan ve övgüye layık olandır. Peki,o halde bu sevincin sebebi nedir? Yüce Allah'ın,diğer varlıkları değil,insanı kendi zatına ait kılmasını hatırladığımızda,bu sevincin sırrını kavramamız daha kolay olacaktır. Allah Teâlâ kulunu cennete yerleştirmek için onun kulluk imtihanında başarılı olmasını ister. Dolayısıyla Yüce Allah'ın bütün insanlardan beklediği,onların cennete girmeleridir. "Allah ise izni (ve yardımı) cennete ve mağfirete çağırır." / Bakara-221
İbn Teymiyye,bu hadis hakkında şu yorumu yapmıştır: "Yüce Allah,mü'min kulunun ruhunu almakta tereddüt gösterdiğini açıklamıştır. Tereddüt,iki isteğin karşı karşıya kalmasıdır. O,kulunun sevdiğini sever,onun hoşlanmadığından hoşlanmaz. Allah, "Ben de ona kötülük yapmaktan hoşlanmam" sözünde olduğu gibi ölümden hoşlanmaz. Ancak Yüce Allah,ölüm hükmünü vermiştir. O,kulunun ölmesini ister. İşte bu,tereddüt diye adlandırılır. Sonra Allah, bunun mutlaka gerçekleşeceğini açıklar.
Değerli kardeşim! Benimle birlikte şu kudsî hadisteki Yüce Allah'ın sözünü düşün: "Mü'min kulumun ruhunu almakta gösterdiğim tereddüt kadar,yapacak olduğum hiçbir işte tereddüt göstermemişimdir. (Çünkü) o,ölümden hoşlanmaz,ben de ona kötülük yapmaktan hoşlanmam. Ancak onun için ölüm kaçınılmazdır."
Bununla birlikte,hangi seviyeye ulaşırsa ulaşsın,itaat eden kulların ibadet ve itaati -kesinlikle- O'na hiçbir fayda sağlamaz. Ne kadar büyük olursa olsun, günahkâr kimselerin günahı da O'na hiçbir zarar veremez. Yüce Allah'ın,kullarının ibadet ve itaatleri ile övünüp sevinmesi,sadece kullarına duyduğu sevgiden ve onlar için iyiliği istemesinden kaynaklanmaktadır.