Nikah merasimi,evliliğin duyurulması ve uzak yakın tüm akraba ve bütün halka yayılması amacıyla yapılır. İslâm dini,bu ilan şartını,haram olan evlilik ile helâl olan evliliği birbirinden ayırmak için koymuştur.
Hz Peygamber sallallahu aleyhi vesellem: "Nikahta helâl ile haramın ayrımı,ses ve teftir." buyurmuştur.
Âlimler bu hadisi şu şekilde yorumlamışlardır: "sesten maksat,evliliğin duyurulması,halk arasında konuşulması ve kadınların dillerini titreterek çıkardıkları neşe çığlığı ve erkeklerin tekrar tekrar söyledikleri şarkılardır."
Bir nikah merasimine veya düğüne davet edildiğinde katıl. Dinen sakıncalı durumlar olmadıkça,bu katılım hz peygamber sallallahu aleyhi vesellemin güzel sünnetlerindendir.
Bir hadiste de hz peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
"Nikahlarınızı duyurun ve onları camilerde yapın. Nikah merasimlerinde tef çalın."
Lokman-Hakim,oğluna şöyle dedi:
Başkasına sorulduğunda -bir ganimeti veya bir hediyeyi kaparcasına- ondan önce atılıp,cevap verme. Aksi takdirde,kendisine soru sorulanı küçümsemiş ve itibarını düşürmüş; soru sorana karşı kabalık yapmış; utanmazlara da kendinin de ne kadar utanmaz olduğunu ve kötü ahlâkını ispat etmiş olursun.
Bir araya gelip sohbet etmenin bir diğer inceliği de şudur:
Konuşmacının anlattıklarından anlayamadığın bir şey olduğunda sormakta acele etme. Konuşmasını tamamen bitirinceye kadar bekle. Sonra anlamak,öğrenmek isteyen bir üslûpla,edep ve saygı kurallarına riayet ederek,açıklamasını ona sor. Fakat Konuşmasına son vermemişken,sözünün ortasında sorup,Konuşmasını bölme. Çünkü bu davranış dinleme âdâb ve nezâketiyle uyuşmadığı gibi,gönülde de bir hoşnutsuzluk meydana getirir.
Ancak eğitim ve ders meclisleri böyle değildir. Bu meclislerin farklı bir durumu vardır. Orada öğretmen,cümlesini veya açıklamasını bitirdiği an soru sormak ve tartışmak uygun düşer. Halife Memun bu konuda şöyle demiştir:
"Tartışarak öğrenmek,sadece izleyerek öğrenmekten daha sağlamdır."