SedaNur

Îmam Karafî,el-Furuk adlı kitabında,incelik ve kibarlığın birçok eylemden daha üstün olduğunu söylerken şöyle demektedir: "Bilmelisin ki,az bir kibarlık,pek çok işten daha üstündür." Değerli Âlim Rüveym'in oğluna: "Yavrucuğum,amelin tuz,edebini un yap." Demesinin nedeni de budur. O bu nasihatiyle,hamurda unun tuzdan fazla olması gibi,işlerde de incelik ve kibarlığın fazla olmasını kastetmiştir. İyi işleri az;fakat nezâket ve zarafeti çok olan insan;nezâket ve zarafeti az,iyi işleri çok olan insandan üstündür.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İslâm'ın,hayatın bütün alanlarını (Hatta tuvalet adabı gibi en basit işler bile bu nezaket ve görgüden payını almıştır. Müşrikler,büyük sahabî Selman-ı Farîsî'ye kızıyorlar ve "Sizin Peygamberiniz,tuvaletin nasıl yapılacağına varıncaya kadar size her şeyi öğretiyor." Diyerek onunla alay ediyorlardı. O da onlara: "Evet,bizim Peygamberimiz,tuvalette kıbleye dönmememizi,sağ elle temizlenmememizi bize yasaklamıştır." Cevabını veriyordu.) ve büyüğü ve küçüğüyle,erkeği ve kadınıyla herkesi kuşatan birçok âdâb ve nezâket kuralı vardır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem bir hadisinde "Kadınlar erkeklerin benzerleridir.(Hattabî Hadisi,"Kadınlar erkeklerin yaratılış,huy ve İslâm Hukuku karşısında erkeklerle aynı statüde olmaları." Olarak açıklamıştır.) Bu nedenle erkeklerden uygulamaları istenen İslâm'ın görgü ve nezâketine ait kurallarını,kadınların da aynı şekilde uygulamaları istenir. Çünkü kadınlar ve erkekler, Müslüman toplumu ancak birlikte oluşturabilirler. İslâm dini de kadın ve erkeğin uygulamalarıyla hayat bulur ve dışarıya sunulur.
Garanik olayı ve iç yüzü
Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bir gün Mekke'de Kabe'de Necm sûresini okuyordu. Surenin son ve secde ayeti olan 62. Ayetini okuduktan sonra secde etmiş, ardından orada bulunan bütün müslümanlar da secde etmişlerdi. Müşrikler de, putlarının adını işittikleri için, putlarına tâzim maksadıyla secde etmişlerdi. Bu Habeşistan'daki müslümanlara Kureyş'in müslüman oldukları şeklinde bir haber olarak ulaştı. Bu haber üzerine Habeşistan'da bulunan Müslümanlar Mekke'ye dönmüşlerdi. Mekke yakınlarına gelince gerçeği öğrendilerse de iş işten geçmişti. Habeşistan'dan dönen müminlerin büyük çoğunluğu kendi aileleri tarafından yeniden baskı altına alındı. Müşriklerin zulmü de her geçen gün biraz daha şiddetlendi.
İlk hicret edenler arasında peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin damadı Hz. Osman ve kızı Hz. Rukiye bulunuyordu. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem onlara şöyle dua etti: "Allah onlarla beraber olsun. Şüphesiz ki Lut (aleyhisselam)dan sonra ailesi ile ilk hicret eden Osman olmuştur..." İbn Hişam'ın İbn İshak'a dayanarak kaydettiği ilk muhacirlerin listesi şöyledir: Osman b. Affan ve hanımı Rukiye Ebu Huzeyfe b. Utbe ve hanımı Sehle b. Süheyl b. Amr Zübeyr b. Avvam b. Huveylid Mus'ab b. Umeyr Abdurrahman b. Avf Ebu Seleme b. Abdu'l Esed ve hanımı Ümmü Seleme Osman b. Maz'un (kafile başkanı) Amr b. Rebia ve hanımı Leyla b. Ebi Hasme Ebu Sebre b. Ebi Ruhm Süheyl b. Beyza Hatıp b. Amr (ibni Sad,Vakıdi'ye istinaden hicret edenler arasında bu ismi de zikreder.) İlk hicret etmiş olanlarda dikkatimi çeken en önemli özellik Mekke'deki en şerefli ve asil ailelere mensup olmalarıdır. Bunların arasında köle,azatlı olanlar ya da güçsüzler yoktu. Onlarn gidişi ile ilgili pek çok sebep ileri sürülmüşse de bunlar arasında en önemli sebebinin kabile içerisinde emniyet içinde yaşama şartı olan eman (dokunulmazlık) hakkını kaybetmeleri olduğunu söyleyebiliriz. Eman cahiliye dönemi kabile sistemi içinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu hicretin İslâm'ın yarımadanın dışında yayılmasına ve gelişmesine zemin oluşturması yola çıkılış sebebi değil,sonucudur.
Medine dönemlerine baktığımızda,Rasulullah sallallahu aleyhi vesellemin önce fertleri sağlam bir karakter üzerinde eğittiğini görürüz. Daha sonra bu sağlam fertlerden bir toplum oluşmuştur. Zaten böyle bir toplum da kendi iradesini oluşturacaktır. Yani hedef iktidar değil,iktidar bir sonuçtur. Kadın; bir maymuncuk gibi açılmak istenen her kapı onun vasıtasıyla açılmaya çalışılmıştır. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Eski Türk devletlerinde hakanların Çinli prenseslerle evlendirilip içeriden yıkılmasının arkasında yatan gerçek budur.