SedaNur

Bu ayet "Bizim uğrumuzda Cihat edenleri yemin olsun ki kendi yollarımıza ileteceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir" (Ankebût sûresi) kafirlerle silah kullanarak yapılan cihattan daha geniş bir anlama sahiptir. Örneğin şehvetlerden uzak durmak için çabalayan kişiyi de içine almaktadır. Zira o kişi, sadece Allah'ın rızasını kazanmak için bunu yapmaktadır. Aynı şekilde cehaletin insanlar arasında yayıldığını görüp insanlara dinlerini öğretme niyetiyle Allah Teâlâ'nın şeriatını öğrenen kişi de bu ayete dahildir. Buna benzer örnekleri çoğaltabiliriz. İmam nesefi (Rahmetullahi Aleyh) bu ayet hakkında şöyle diyo: "Allah Teâlâ âyetinde 'Cihat edenleri' demiş olup nefisle, şeytanla ve din düşmanlarına karşı yapılan bütün cihatları içine alması için bu ifadede nesneyi belirtmemiştir. Bu halde kim Basiret ve hidayet istiyorsa sakın tembel ve zayıf davranmak suretiyle hevasına teslim olup şeytana boyun eğmesin. Bilakis Allah yolunda Cihat etsin ve onun rızası için savaşsın. Zira Allah Teâlâ,bu kişileri hidayete erdireceğine dair yemin etmiştir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Merkezi kitaplara (ilmi ana kaynaklara) örnekler: Hadis: ibni salah,mukaddime Fıkıh usulü: imam Şafii,er-Risale [Furû' Fıkıh: El-Kudûrî] Makâsıdu'ş-Şeria': İmam Şâtîbî,el-Muvâfakât Siyer:ibni Hişam, siret Nahiv:ibni Akil,şerhu ibni akîl alâ elfiyyeti ibni mâlik Ulûmu'l kur'ân: Zerkeşi,el-Burhan Züht/Tasavvuf:İmam nevevi,riyazu's-salihin Ve ibni kayyım, Medaricu's Sâlikîn İslam tarihi: ibni kesir,el bidâye ve'n-Nihâye

SedaNur

, bir kitap okudu
10/10
·235 syf.·
72 günde okudu
·
2023 16. kitabı
İsmail Lütfi Çakan
8.9/10 · 233 okunma
Ümmeti Muhammed'in,hayırlılık gerekçeleri âyeti kerimede (el-maide,54)bildirildiği gibi Allah'a inanmaya dayalı temel işlev; emri bil ma'ruf ve nehy ani'l münker'den oluşmaktadır.Müslümanlar ayette belirtilen vasıfları koruyamaz,verilen görevleri yerine getirmezlerse en hayırlı Ümmet olma şerefini de yitirirler. Nitekim uzun zamandan beri Müslümanlar imanlarının gereğini yerine getirmedikleri için insanlığa rehber olma liyâkatini de gösterememişlerdir.Hatta İslâm ülkelerinin büyük bir çoğunluğu 19 ve 20. asırlarda bağımsızlıklarını bile yitirmiş ve gayrimüslimlerin egemenliği altına girmişlerdir. Onların tekrar üstün ve hayırlı konuma gelmeleri,ayette belirlenmiş olan "hayırlı Ümmet" vasıflarına yeniden sahip çıkmalarına bağlıdır.
İslam'ı önemsemek,"inancının adamı" olmaktır. Kabul etmek gerekir ki, "İslâm'ı önemsemek",dini dünyadan, dünyayı dinden ayrı görmeyen bir anlayışı gerekli kılar. "Din ayrı,dünya ayrı" safsatasına kanmış, böylesine ayrımcı ve bölücü bir düşünceye kapılmış olanlar İslâm'ı ancak düşman olarak ciddiye alırlar. Oysa dünyada da hayır ve iyilik, ahirette de hayır ve iyilik isteyenler,İslâm'ı hayat biçimi olarak önemsemek zorundadırlar.