Mathieu düşünüyordu: "Barışçı bir geleceğim vardı benim." Barışçı, barış dolu bir gelecek: Sevmişti, nefret etmişti, acı çekmişti ve gelecek oradaydı, çepeçevre etrafında,başının üstünde,her yanda, kocaman bir deniz, bir okyanus gibi,her öfkesi, her acısı,her kahkahası bu görünmeyen, ama var olan gelecekle beslenmişti.