Evrenin ışığıyla oynuyorsun her gün. Sen, çiçeğe ve suya gelen minicik konuk. Her gün bir salkım gibi ellerim arasında ezdiğim o beyaz küçük baştan daha fazlasın sen. Benzemezsin kimseye verdim vereli sana gönlümü. Bırak yatırayım seni sarı soluk çelenklerin arasına. Güneyin yıldızları arasında kim yazıyor adını dumandan harflerle? Ah,
KÖROĞLU’NA MEKTUP Benden selam olsun Koç Köroğlu’na Şimdi devir başka, zaman değişti. Karga konar kır atların beline Arpa bulunmuyor, saman değişti. Gayri ne Kenan var, ne Demircioğlu...
Reklam
sular karardığında yekta'nın mezmurudur benim bir suyum vardı akıyordu bir toprak yeşertip akıyordu bir yerlerde birikmeden akıyordu -o anlatılamaz çömleği bir dere çamurundan karıp yapmışlar kıyılarındaki evliyakeçesi otlarının kokusu sinmiş sanki uzağa götürüyor insanı götürüyor bir çorak sarılığın düzüne
.... İnsanın sözcüklerden daha fazla anlaşılıp, sevilmesi ne kadar tatlıymış meğer, meğer sevmek ne güzelmiş, sende anladım. Yüreğimde ki güvercinlerin gökyüzüsü olmaya var mısın? Sedef Orman
Gel misafir ol önce gönlüme, Sana bahçelerimi, denizlerimi gezdireyim Komşum ol gel sonra kalbime Fidanlar dikeyim evinin önüne Bir sabah şekerin bitince çal kapımı Sevdayla demlenmiş yüreğimi ikram edeyim Ve sonra hoşuna gitsin gönlüm gönlüne Aşı, alın teriyle harmanlanan diyarlara götüreyim Sedef Orman
Bir duanın kabul olmuş delili sanki gözlerin, Ey içimi maviye, yeşile boyayan sevgili, Kalbimi yüreğe çeviren ab-u hayatım Dün de yaşıyamadım seni, yarınlarım da milyon kere seveceğim.. Sedef Orman
Reklam
19 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.