Biliyor musunuz şimdi aklıma ne geldi? İkinizi kıyasladım. Neden o, siz değil? Neden o da sizin gibi değil? O sizden daha kötü biri, ama onu sizden daha fazla seviyorum.
Biliyor musunuz, sonunda duygularımın yıldönümlerini, eskiden bana hoş gelen ama aslında hiç var olmamış şeylerin yıldönümlerini kutlamaya mecbur oldum -yıldönümü kutlaması da hep aynı saçma ve anlamsız hayallerle yapılıyordu tabii- bunu da o saçma hayaller artık var olmadığından, onları yaşatacak bir şey de kalmadığından yapıyordum: Malum hayallerin de yaşatılması gerekir! Biliyor musunuz, bir zamanlar tek başıma mutlu olabildiğim yerleri anımsamaktan, oraları zaman zaman ziyaret etmekten çok hoşlanırım; bir daha geri gelmeyecek geçmişi aynı şekilde bugün de kurmayı pek severim ve bir silüet gibi, işsiz ve hedefsiz, sıkıntı ve üzüntüyle Petersburg sokaklarında, caddelerinde dolanırım.
Tek isteği, eskiden onu sevindiren, can veren, onun kanını kaynatan, gözlerinden yaşları söküp alan ve ihtişamıyla onu aldatan ne varsa yeniden ortaya çıkarabilmektir!
Yarın buraya gelmeden duramam. Ben bir hayalperestim; gerçek yaşamla bağım o denli az ki, bunun gibi, şimdiki gibi çok nadide saydığım anları düşlerimde yine yaşamadan edemem. Bütün akşam sizi düşleyeceğim, bütün hafta, bütün yıl. Yarın kesinlikle buraya geleceğim, tam buraya, bu noktaya, tam bu saatte geleceğim ve yaşadıklarımızı anımsayarak mutlu olacağım.