Sedef Çakan

Her şeyi kendi tırnaklarımla kazımak ellerimi çok acıtıyor.. Ama başkasına muhtaç olmamanın yüküyle yürüyorum. Bu da ayaklarımı daha sağlam yapıyor.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bazen insan bu dünyanın ağırlığını sırtında taşır gibi hisseder. Her şey vardır aslında, ev, iş, gündelik telaşlar, kalabalık şehirler... Fakat içten içe derin bir sıkılmışık çöker yüreğe. İşte o an insan şunu anlar: Bizler yalnızca nesnelerle, eşyalarla, başarılarla var olamayız. İnsan, insanla var olur. Gecenin bu saatinde uykulu gözlerle bir ses ararız "Sen de mi ayaktasın?", "Uykun tutmadı mı?" diye soracak bir dostun olması, belki de bütün dünyanın yükünü hafifletmeye yeter. Çünkü insan ilişkileriyle anlam bulur,dostluklarla güçlenir, paylaşımlarla hayatın tadını alır. Fakat insan ilişkilerinin olmadığı yerde, varlık içinde büyük bir yokluk başlar. Yalnız kalmak, kalabalıkların içinde görünmez olmak gibidir. Sesini duyan olmaz, kalbini anlayan çıkmaz, gözyaşını gören bulunmaz. İşte o zaman hayat bütün zenginliklere rağmen fakirleşir.
Kendimi kandıracak bir şey yok. Her şey boş. Doğmamış olan şanslıdır,ölüm hayattan daha iyidir;hayattan kurtulmak gerekir.
İnsanlara olan saygımı korumak için onlardan uzak durmaya çalışıyorum
"Beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim" -Franz Kafka