Ne yapacağımı, bu halin beni nereye götüreceğini sorma, bende artık kuvvet yok, akıl yok, düşünce yok, yalnız aşk var. Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere seren bir aşk... Senin Atmacan artık kanatlarını kımıldatacak halde değil!.."
"senden sonra yaşamak gibi bir ceza bana mukadderse, kahverengi gözlerinin üstüne yemin ederim ki, başucunda en yüksek sanatkára, en güzel besteyi çaldıracağım."
Ona karşı duyduğum karmaşık hisler benim gerçeği görmemi engelliyordu ve ben kendi başıma kalmaya zorlanmaktan ve serbest bırakılmaktan korktuğum için dört elle ona sarılıp kalmıştım.