Zaman yoktur. Kelime, kendini değil etrafını anlatır. Hatta çoğu kez kendisiyle özdeş olmaya en uzak şeylerden bahseder, birisi zaman dediğinde işaret ettiği aslında zamanın dışında kalan fakat onun tarafından belirlenen bambaşka şeylerin yığınıdır. Zamanın kendisinden, herkes için bir ve ortak bir şey olarak esasında hiç bahsedilememiştir. Bütün hakiki büyük imgeler, insan varlığının dünyadaki tecrübesini ifadeye yarayan büyük fikirlerin tamamı için de geçerlidir bu. Özgürlük. Merhamet. Adalet. Bunların ne olduğunu, bize ne söylemek istediklerini asla tam anlamıyla ve sarih bir biçimde bilemeyiz; her defasında ne olmadıklarını ve kendileri değilken nelere tekabül ettiklerini tarif ederiz. Zaman yoktur. Zaman ancak sonsuzcasına çok bilinmeyenli bir denklem olarak vardır.
Aşk tesadüften ibaret değildir. Pekâlâ oradan başlayabilir ama bununla yetinemez; bu onu başlı başına bir şey yapmaya kâfi gelmez. İnsan hep aynı hatayı yapar. Anlamadığı her şeye tesadüf der, bilincinde olmadığı şeyleri kader zanneder.