Seren Kotanak

"Uygarlık, bir şeye uymayan bir ad vermekten, sonra da oturup bunun sonuçları üzerinde hayal kurmaktan ibarettir. Ve yanlış olan ad ile doğru olan hayal, sahiden de yeni bir gerçeklik yaratır. O şey, sahiden farklı bir biçime bürünür, çünkü biz onu farklı kılmışızdır. Gerçeklikler üretip dururuz. Hammadde hep aynıdır, ama sanatın yarattığı biçim, o şeyin aynı kalmasına engel olur. Çam ağacından yapılmış bir masa, gerçekten de çamdır, ama aynı zamanda masadır. Başına oturduğumuz şey de bir masadır, çam kütüğü değil. Aşk cinsel bir içgüdüdür; ama sonuç olarak cinsel içgüdümüzle değil, bir başka duygunun var olduğunu varsayarak severiz. Ve bu varsayım da hakikaten başlı başına, başka bir duygudur."
Sayfa 105·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bana gelince; bir ölü gördüğümde, ölümü, bir gidiş anına benzetirim. Ceset ise, üzerimizden çıkardığımız giysileri hatırlatır. İçimizden biri çekip gitmiş, hem de o benzersiz, biricik giysisini yanına almadan.
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Büyük tutkularım, sınırsız düşlerim oldu -ama o kadarı çıraklarda, terzi kızlarda da vardır, çünkü bütün dünya hayal kurar: Bizi birbirimizden ayıran şey, o hayalleri gerçekleştirecek gücümüzün ya da kendiliğinden gerçekleştiklerini görecek kadar şansımızın olup olmamasıdır.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Yaşadığı odayı -ister istemez bazı temel ihtiyaçlardan vazgeçmek pahasına- pek ahım şahım olmasa da, gene de lüks döşemişti. Üzerine oturulan eşyalara -derin ve yumuşak koltuklar almıştı-, perdelere ve halılara ayrı bir düşkünlüğü vardı. Böylelikle "çektiği acıya saygınlık katacak" bir iç mekan yarattığını söylüyordu.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
"...Bu düşünceye takılı kalıp daha fazla geliştirmeye ihtiyaç duymuyorsunuz kendinizi! Çünkü yeterince iyi ve üstün hissedebilmeniz için yeterince eğitimsiz yoksul adam var bu ülkede! Bu üstünlük duygusu yetiyor size! Çok çok iyi ve üstün hissediyorsunuz bizlerin varlığını seyrederek. Ve bu sizi aptallaştırıyor! Çünkü zorlamıyorsunuz kendinizi..."
Sayfa 101 - Destek Yayınları·Kitabı okudu