Sistemli bir biçimde düşünülüp tasarlanmış, despotça uygulanan devlet terörü, bireyin iradesini etkisiz hale getirir, her toplumu çözer, altını oyar. Bitiren bir hastalık gibi ruhları kemirir ve -bu onun son sırrıdır- çok geçmeden toplumsal korkaklık onun yardımcısı ve yardakçısı olur; ve herkes kendini zanlı hissettiği için diğerlerini suçlar ve korkaklar korkularından tiranın buyruklarına ve yasaklarına hevesle itaat eder. Örgütlü bir korku rejimi mucizeler yaratır.
Sayfa 65 - Can Yayınları - Stefan Zweig·Kitabı okudu
Her zaman etkileyici olan şeylere kapılan insanlık, asla sabırlı ve adil olanlara değil, sabitfikirlilere, kendi hakikatlerini mümkün olan tek gerçek, kendi iradelerini dünya kanununun temel biçimi olarak ilan etme cesaretini gösterenlere biat eder.
Sayfa 41 - Can Yayınları - Stefan Zweig·Kitabı okudu
Sadece muzaffer olanların anıtlarına bakan bir dünyaya daima şunu hatırlatmak gerekir ki, insanlığın hakiki kahramanları, fani saltanatlarını milyonlarca mezar ve dağılıp parçalanmış hayatlar üzerine kurmuş bu kişiler değil, aklın özgürlüğünün ve insancıllığın yeryüzünde kalıcı olarak yerleşmesi uğruna, Castellio’nun Calvin’e karşı verdiği savaşta olduğu gibi, güç kullanmaksızın güce yenik düşenlerdir aslında.
Sayfa 24 - Can Yayınları - Stefan Zweig·Kitabı okudu
Dönemin kudret sahiplerine ya da kudret dağıtanlarına karşı seslerini yükseltenler, ölümlü neslimizin ölümsüz korkaklığı içinde hiçbir zaman kendilerine taraftar bulmayı umamaz.
Sayfa 14 - Can Yayınları - Stefan Zweig·Kitabı okudu