Benle flört ederken yanımda olan o hoş ve nazik adama ne olmuştu? Aşk bu biçimde mi bitecekti? Augusto bana kuşların baharda dişileri baştan çıkartmak için daha kuvvetli öttüklerini, böylece yuvayı birlikte kurmayı garanti ettiklerini anlatmıştı. O da öyle yapmıştı, beni yuvanın içinde gördükten sonra varlığımla ilgilenmeyi bırakmıştı. Oradaydım, onu işitiyordum o kadar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biliyor musun senin bu vedan beni biraz hayal kırıklığına uğrattı o an. Ihtiyar bir duygusal olarak hani bir öpücük ya da sevecen bir cümle gibi daha degişik, daha sıradan bir şey bekliyordum.
Sana son zamanlarda ne diyordum anımsıyor musun? Akmayan gözyaşları kalpte birikirler, zamanla kabuk tutarlar ve kirecin çamaşır makinesini tıkaması gibi kalbi tikayıp felç ederler.
Sen de seksen yaşına gelirsen, göreceksin ki insan bu yaşta kendini eylül sonunda bir yaprak gibi hissediyor. Gün ışığı daha kısa sürüyor ve ağaç, besleyici maddeleri yavaş yavaş kendine doğru çekmeye başlıyor. Ağacın gövdesi azotu, klorofili, proteinleri emiyor ve böylece ne yeşillik kalıyor, ne canlılık. Hâlâ bir dala takılı kalıyorsun, ama artık düşmen an meselesi oluyor. Yakınlardaki yapraklar birbiri ardına düşüyor, sen onların düşüşünü seyrediyorsun, rüzgâr çıkacak korkusu içinde yaşıyorsun. Benim için rüzgâr sendin, senin ergenliğinin o kavgacı canlılığıydı. Sen hiç bunu fark ettin mi birtanem? İkimiz de aynı ağacın üstünde yaşadık ama öyle değişik mevsimlerde ki!