Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İki haftadan beri tiyatrosuna gelmeyen Eftelya evleniyordu. Senelerden beri hiçbir ses seda işitilmeyen bu evden, o günlerde birisinin hıçkıra hıçkıra ağladığı işitilmişti.
Bu zavallı Paskal bir cuma günü, locaya kocasıyla beraber gelen Eftelya'yı güldürerek ve yürek parçalayan üzüntüsünden renk vermemek için başını önüne eğerek büyük bir süratle evine gidip içine kapandığı odasının kapısını sürmeledi. Ertesi sabah öğleden sonra kapısını kiracak gibi vuran ihtiyar Rum karısı hiçbir cevap alamayınca büyük bir korku ve telaşla mahalleden topladığı adamlarla kapısını kırıp odaya girdiler. Odaya girer girmez herkes gülüşmeye başladı. Zira Paskal asılmış bir adam taklidi yaparak o meşhur ustalığıyla dilini çıkarmıştı.
Hayatında herkesi güldürdüğü hâlde ölümünde kimseyi ağlatmayan zavallı Paskal'ın bu seferki hâli taklit değil, ölüm gibi gerçekti.
Her toplumsal sınıf, kendi yaşamı açısından herhangi bir öneme sahip olmayan erdemler üzerine ahkâm kesiyordu. Zenginler tutumluluğun öneminden dem vururken, işsiz güçsüzler emeğin yüceliği üzerine afili laflar ediyordu.