Sefa alkan

…Sonra soluğunu tuttu, içinde minicik turuncu kıvılcımlar çıkacak kadar sımsıkı yumdu gözlerini ve dudaklarını Gregor’un dudaklarına bastırdı. Gerçekten de insanoğlu ufacık şeylerle mutlu olabiliyor. Hiç değilse Aksinya mutluydu o akşam.
Sayfa 392·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kadınlar bütün günlerini gergin, heyecanlı bir bekleyiş içinde, umutla geçiriyor,akşamları çayırlardan dönen ineklerini karşılamaya çıktıklarında, uzun zaman dikilip ellerini gözlerine siper ederek yolları gözlüyordu. Kim bilir, akşamın leylak rengi pusuna bürünmüş şoseden geç kalmış bir yolcu çıkagelirdi belki de.
Sayfa 312·Kitabı okudu
Son bir kez dikkatle baktı, bu sevgili yüzü belleğine kazımak üzere Gregor diz çöktü ve elinde olmaksızın dehşetle, tiksintiyle ürperdi; Panteley' in balmumunu andıran ağarmış yüzünde, göz çukurlarında ve yanaklarının kırışıklarında bitler kanıyordu. Bütün yüzünü kımıldayan canlı bir katman halinde kaplamıştı bitler; sakalın kılları arasında kaynaşıyor, kaşların arasında dolaşıyor, Panteley'in uzun mavi ceketinin dik yakasının çevresinde kesiksiz bir kır şerit meydana getiriyordu.
Sayfa 274·Kitabı okudu
Kazak bölükleri dördüncü kere sığ siperlerinde doğrulup ayağa kalktıysa da, Kızılların öldürücü makineli tüfek ateşi karşısında tekrar yatmak zorunda kaldılar. Sol yakadaki ormana saklanan Kızıl Ordu bataryaları, sabahın köründen beri Kazak mevzilerine ve dere yataklarında gizlenen yedeklerin üzerine durmadan ateş yağdırmaktaydı.
Sayfa 102·Kitabı okudu
KARANLIKTIR Don’da haziran geceleri. Kasvetli sessizlik içinde altın rengi yaz şimşekleri çakar bileğitaşı karası gökyüzünde, yıldızlar kayar, ırmağın hızlı akıntısı üzerinde yansır. Bozkırdan esen kuru, ılık bir rüzgâr, çiçeklenen kekiğin ballı kokusunu taşır evlere. Alçakta kalan yalı boyunda nemli ot, ıslak kum ve rutubet kokusu vardır. Yelve kuşları öter hiç durmadan ve ırmağın kıyısındaki ormanı sis, tıpkı peri masallarındaki gibi, sırma işlemeli gümüşi bir örtüyle örter.
Sayfa 64·Kitabı okudu