Mihail Şolohov

Mihail Şolohov

8.7/10
150 Kişi
·
444
Okunma
·
50
Beğeni
·
3.395
Gösterim
Adı:
Mihail Şolohov
Tam adı:
Mihail Aleksandroviç Şolohov
Unvan:
Sovyet Yazar
Doğum:
Viyesenskaya, Rusya, 24 Mayıs 1905
Ölüm:
Rostov, Rusya, 21 Şubat 1984
Mihail Aleksandroviç Şolohov, 1905'te Don Bölgesi'nde, Viyesenskaya'nın Krujilino köyünde Rusya’da doğar. Annesi bu köyden bir Kazaktır. Babası Orta Rusya'nın Riyazan Bölgesi'nden Don kıyılarına yerleşmiş biridir. Sholohov lisedeyken; I. Dünya Savaşı başlar, bunu 1917 Ekim Devrimi ve iç savaş takip eder. 16 yaşındayken, devrimcilerin yanında savaşa katılır. İç savaş sona erdiğinde, bir süre; hamallık, taşçılık, ilkokul öğretmenliği ve gazetecilik yapar. Yazmaya 17 yaşında başlar. İlk hikâyesi Doğum Lekesi’ni 19 yaşında yazar. 1922 yılında Moskova’ya gider ve gazetecilik yapar. Test adlı makalesi yayımlanır. Fakat geçimi için gazetecilik yeterli değildir. Bu dönemde taş işçisi, rıhtım işçisi ve muhasebeci olarak da çalışır. 1924’de Veşenskaya’ya geri döner ve kendini tamamen yazmaya verir. Aynı yıl Mariya Petrovna Gromoslavskaya ile evlenir. Bu evlilikten iki kız, iki de erkek çocukları olur.

İlk kitabı, 1. Dünya Savaşı ve İç Savaş yıllarındaki Kazakları anlatan Don Hikayeleri, 1926 yılında basılır. Aynı yıl Ve Durgun Akardı Don -Durgun Don diye de bilinir.- adlı romanını yazmaya başlar. Bu romanı yazması 14 yılını alır ve Stalin nişanı ile ödüllendirilir. Bu roman Sovyetler’de zamanın en çok okunan yapıtlarından biri olur ve 1965’de Nobel Edebiyat Ödülü alır. Bitirmesi 28 yılını aldığı Uyandırılmış Toprak adlı romanı ile de 1954 yılında Lenin Nişanı’na layık görülür. Bu roman Yarınların Tohumu (1932) ve Don’da Hasat (1960) olmak üzere 2 kısımdan oluşmaktadır. Bu romanda da kollektivizmin uygulandığı yıllardaki günlük hayatı yansıtır. 1957’de yazdığı kısa hikâyesi İnsanın Kaderi (Sudba çeloveka) film olarak da çekilir.Vatan için dövüştüler‎ isimli eseri bitirilememiştir.

II. Dünya Savaşı boyunca Gerçekler (Pravda) Gazetesinde savaş hakkında yazılar yazmıştır. 1956-1960 yılları arasında toplu eserleri sekiz kitap olarak yayımlanır. Şolohov, Aleksandr Solzhenitsin tarafından Ve Durgun Akardı Don adlı romanında çalıntı yapmakla suçlanmıştır. Delil olarak da eserle yazarın diğer yapıtları arasındaki kalite farkını göstermiştir. Şolohov kendini romanın taslaklarını göstererek ispatlayabilirdi. Ancak tüm taslakların II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından yok edildiğini belirtti. 1984 yılında monograf Geir Kjetsa bilgisayar yardımıyla romanda yapılan incelemelerin sonucunda Ve Durgun Akardı Don adlı romanın Şolohov’un eseri gibi göründüğünü söyledi. Daha sonra da 1987’de de romanla ilgili yazara ait binlerce not, taslak bulundu.

Şolohov 21 Şubat 1984’de, Rostov ilinde hayata gözlerini yumar. Mezarı Don nehri kıyısındaki Veşki köyündedir..

Şolohov 1932’de SSCB Komünist Partisi'ne, 1939’da SSCB Bilimler Akademisi’ne üye oldu ve yine 1939 yılında da Seçkin Sovyet unvanı aldı. 1959’da Sovyet Başkanı Nikita Kuruşkev’e Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri gezisi sırasında eşlik etti. 1961’de SSCB Komünist Partisi Merkez Komitesi'ne seçildi. İki kere Sosyalist Kahramanlık Madalyası ile ödüllendirildi. Sovyet Yazarlar Birliği'nin yardımcı başkanlığını yaptı.

Eserleri
Ve Durgun Akardı Don - Durgun Don
Uyandırılmış Toprak
Don Kıyısında Hasat
Don Öyküleri
Vatan İçin Döğüştüler
Mavi Bozkır
İnsanın Kaderi
Bak şu ay var ya, tıpkı onun gibisin, ne ısıtıyorsun, ne üşütüyorsun insanı.
Mihail Şolohov
Sayfa 152 - Evrensel Basım Yayın
"Bizleri ,insanoğullarını birbirimize karşı çıkardılar ; kurt sürülerinden beter.Ne yana baksan nefret .Bazen kendi kendime ,acaba bir insanı ısırsam kudurur mu? , diye sorduğum oluyor. ..
Mihail Şolohov
Sayfa 397 - Altın kitaplar 1967/Moskova baskısı nüshasından
Tuhaf bir insansın sen ...
Ay'a benziyorsun : bir erkeği ne üşütürsün, ne ısıtırsın....Seni sevmiyorum .
Mihail Şolohov
Sayfa 193 - Altın kitaplar 1967/Moskova baskısı nüshasından
«Sana budala dersem canın sıkılır; ama senin içindeki budala durdurak bilmiyor. Davidov döndüğünde bu işten dolayı sana bir ders verecektir.»
Mihail Şolohov
Sayfa 278 - Sosyal Yayınlar
«Kolhozda kümes hayvanlarının kollektifleştirilmesinden neden vazgeçildi? Demek bu hayvanlar Kolhoza girecek kadar sınıf bilincine sahip değiller!...»
Mihail Şolohov
Sayfa 220 - Sosyal Yayınlar
«...Tek yapacağımız şey, komünistleri kurşunlamakmış. Ama sonradan biz bunu düşündük ve nereye vardık? Silah getirirler evet, silah yeterince ucuzdur çünkü; ama kendileri vatanımıza gelirler mi? Eğer gelseler bile, sonra onları asla başımızdan def edemeyiz. Onları da Rus topraklarından mızrakla sürüp çıkarmak zorunda kalabiliriz. Komünistler bizim kendi halkımızdır, onlar da bizim gibi Rustur. Ama o ötekiler, şeytan bilir hangi dilden konuşurlar...»
Mihail Şolohov
Sayfa 316 - Sosyal Yayınlar
Şubat ayı.
Şubat ayı şafaktan önce mavi bir sessizliktir.
Yıldızlar sahrası sönükleşmeye başlar.
Karanlıkta kulübelerin pencereleri yakılan sobalardan yükselen alevlerin yansımasıyla morumsu bir renkle aydınlanır.
Derede bir kazmanın altında buzdan daireler belirir. Şubat ayı
Mihail Şolohov
Sayfa 156 - Sosyal Yayınlar
«...Artık hepsi bir... İster baykuşu kütüğe vur, ister kütüğü baykuşa, baykuş için hepsi bir, kafası gitti demektir. »
Mihail Şolohov
Sayfa 263 - Sosyal Yayınlar
"Çocukken kışları ocağın üstüne çıkardım , ninem de (o zamanlar yüzü aşkındı) parmaklarıyla başımda bit arar, benimle konuşurdu. .."benim küçük Maksimim " derdi,a canım benim !..Eskiden insanlar şimdiki gibi yaşamıyorlardı ...dirlik düzen icinde yaşıyorlardı, gam ,kasvet cekmiyorlardı...Ama sen benim minik yavrum yaşayıp göreceksin ...bir gün gelecek yeryüzü hep tellerle örtülecek ..havalarda demirden gagalı kuşlar uçacak ,kargalar karpuzları nasıl gagalarsa onlarda insanları öyle gagalayacak..İnsanlar açlıklan, vebadan kırılacak ,kardeş ağabeyine, oğul atasına baş kaldıracak...yangından çıkmış yonca tarlası gibi ....
tek insan kalmayacak ..."
.
Mihail Şolohov
Sayfa 98 - Altın kitaplar 1969 rusça aslı ile karşılaştırmalı.
#spoiler#
Hangi birini yazayım şimdi a dostlar..öyle hadi bakalım inceledim sizin için diye yazılacak kitaplar değil ki bunlar ..insanı adım adım köylerin, tarlaların,evlerin ,insanların içinde gezdiren yazarları, hikayeleri,nasıl anlatayım? Karakter şu idi ..anası TÜRK 'tü öldürdüler, babası topaldı çocuklarını simartmazdı mı diyeyim ?..yan bahçede komşunun karısına göz dikti Grisa ne it oğluydu mu diyeyim? Unuturum diye evlendide ,yaktı ömrünü. .Natalyayıda ne hallere koydu ...
Kız kendi boğazını orakla kestide ölmedi mi diyeyim ?? Kazak türküleri dağlarda yankılar yaparken ,harmanı hasatı bir an önce kaldıralım derken "savaşşş" diye nağralar atan ....atını köyden köye sürerken hayvanın sırtından köpükler çıkartan ulakları ne edelim?...
öldü dediler yaslara girdim Grisa ..
Ölmedim diye mektubun geldi şapşal şapsaĺ gülümsedim :) ve bunu otobüste yaptım :)
ama son bir darbe vardi ya.. iste onu hazmedemedim de kitabı elimden fırlatıp attım. ..yanimda oturan emekli öğretmen Ayfer hocama anlattım böyleyken böyle oldu diye ...doğru dürüst oku şu kitaplarını dedi :) senin yüzünden hop oturup hop kalkıyoruz :) olmaz ki canım, böyle de kitap okunmaz ki tövbe tövbeeee...:)

Soolohov efendim yazmış ..
tanismadı -iseniz beyninizdeki gerçekçi öykü -roman kütüphaneniz hep eksik kalır. .benden söylemesi. .şimdi benim önümde 3 ciltlik merak dolu bir serüven var ..bir de Don nehrinde buzlar kırılırken çıkan seslerin uğultusu...

savaşsız, saf sevgiyle kalın...iyi geceler
Mihail Şolohov'un Durgun Don,Don Kıyısında,Uyandırılmış Topraklar ve Nobel ödülü de almış Don Hikayeleri kitaplarından sonra okuduğum,beşinci ve bu saydıklarım arasında en az bilindiğini tahmin ettiğim romanı.
Özellikle Şolohov'dan Ve Durgun Akardı Don gibi ünü dünyaya yayılmış bir romanı okuduktan sonra,Vatan İçin Dövüştüler romanı biraz yavan,tatsız kalıyor diyebilirim.
Kitabımızın konusunu ise,Alman işgali altındaki Sovyetler'de, savaşın henüz Nazilerden yana iyi gittiği bir dönemde,işgalci Nazi kuvvetleri karşısında dövüşe dövüşe Rusya içlerine doğru çekilen bir Sovyet alayı mensubu üç askerin Nikola'nın, Lopakin'in ve Zivyaginçev'in mücadelesi oluşturuyor. Savaş durumunun getirdiği yokluk,savaşın kendisinin Sovyetlerin aleyhine bir durumda oluşunun umutsuzluğu,Nazilerin Berlin'e kadar kovalanacağı günün gelmesi umudu, askerlerin yıllardır cephede geçen hayatlarının yol açtığı ev özlemi...
Özetle,Şolohov'un bulabildiğim tüm kitaplarını okumak istediğimden benim için bir zaman kaybı değildi ama çok bol zamanınız yoksa kitap okumak için ve Şolohov'dan birşeyler okumak istiyorsanız bu kitap yerine incelemenin başında da yazdığım yazarın diğer kitaplarını tercih etmenizi öneririm.
" mücadeleli, dertli yıllarda. .
Kardeşler, kardeslerinizi yargılamayın. "

Aslında bu kelime koca bir kitabın özeti diyebilirim ...kimin haklı kimin haksız olduğu karışmış. .bir yanda devrim rusyası,bir yanda savaş yıllarının ağır atmosferi ...bir yanda alman tehlikesi .

Kim haindir bu kaosun içinde ...kazaklar 'ı
Kazaklar'a kırdıran. ..kurşuna dizdiren, ipe astıran ...böyle tarihin içine ....
Cok uzun yıllar oldu okuyali. Rusya iç savasi'nda yasanan ve Don Nehri kiyisinda geçen, toplumsal olaylari etkileyici bir sekilde anlatan bir kitap. Cok iyi hatirliyorum bu kitap ile klasikleri sevmeye baslamistim.
Olağanüstü özellikleri olmayan Andrey Sokolov, savaşın tüm insanlara getirdiği acıyı yaşamış, ailesini yitirmiş, ama bu yıkımlar karşısında asla eğilmemiş bir insan.
Şolohov, Sokolov tipinde, tüm "yakınlarını savaşta yitiren bir çocukla karşılaştığında, en insani duyguları yeniden uyanan ve çocukla sıcak bir birlikteliği üstlenen bir
insanı çızmekte. "İnsanın" savaşa, işgale ve zulüme karşı direnirken kendi değerlerini de yitirmeyişinin, onlara sahip çıkışının öyküsüdür "İnsanın Yazgısı". (Arka kapak yazısı)

Bir günde okunacak, bitene kadar elden düşüremeyeceğiniz bir eser.
Sovyet Edebiyatının başyapıtlarından olan bir kitap.Aslında Rusyadaki çiftçilerin komünleşme hareketini anlatıyor. Şolohov'un tasvirlerine ve benzetmelerine hayran oldum. Olaylar gerçekçi ve yalın olarak anlatılıyor.İnsanların psikolojileri çok iyi gözlemle analiz edilmiş..
Çok gülerek keyifli okudum ama sonunda da ağlattı yani..Benim gibi klasik severler için bir kült kitap.
1965 yılında Nobel Edebiyat ödülünü kazanan Şolohov'un bu kitabı iki bölümden oluşmakta.İlk bölümde sosyalizmin kuruluş yıllarını anlatan hikayeler,okuyucuyu sanki o dönemde yaşatıyor...( kar-kış,çamur,sıkıntılar,yoksulluk,fakirlik,gibi...)
İkinci bölümü ise yazarın savaş günlerinde gazete ve dergiler için yaptığı ropörtajlar oluşturuyor.
O döneme ışık tutan bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
İNSANLARIN BÖYLE HİKAYELER YAZMASI ASLINDA ÇOK GÜZEL.ÇÜNKÜ İNSANLAR BÖYLE HİKAYELER OKUDUKÇA HİKAYE OKUMAKTAN VAZGEÇMİYORLAR. HİKAYEYİ HERKESE TAVSİYE EDERİM.
Kitabı anlamakta biraz zorluk çektim. Pek bana göre değildi. Tabiki bu kitapın kötü olduğu anlamına gelmez. Belki benim okuyuşumdan ya da kitap zevklerimden kaynaklanan bir şeydir.
Kazakların destansı öyküsünde , yaşama tutunmaya çalışan insanların hayat mücadelesi , tüm çıplaklığıyla ortaya konmuş.Çok az tasvir içermesine rağmen, mükemmel bir şekilde canlandırabildiğimiz bu güzel eseri mutlaka okuyun derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mihail Şolohov
Tam adı:
Mihail Aleksandroviç Şolohov
Unvan:
Sovyet Yazar
Doğum:
Viyesenskaya, Rusya, 24 Mayıs 1905
Ölüm:
Rostov, Rusya, 21 Şubat 1984
Mihail Aleksandroviç Şolohov, 1905'te Don Bölgesi'nde, Viyesenskaya'nın Krujilino köyünde Rusya’da doğar. Annesi bu köyden bir Kazaktır. Babası Orta Rusya'nın Riyazan Bölgesi'nden Don kıyılarına yerleşmiş biridir. Sholohov lisedeyken; I. Dünya Savaşı başlar, bunu 1917 Ekim Devrimi ve iç savaş takip eder. 16 yaşındayken, devrimcilerin yanında savaşa katılır. İç savaş sona erdiğinde, bir süre; hamallık, taşçılık, ilkokul öğretmenliği ve gazetecilik yapar. Yazmaya 17 yaşında başlar. İlk hikâyesi Doğum Lekesi’ni 19 yaşında yazar. 1922 yılında Moskova’ya gider ve gazetecilik yapar. Test adlı makalesi yayımlanır. Fakat geçimi için gazetecilik yeterli değildir. Bu dönemde taş işçisi, rıhtım işçisi ve muhasebeci olarak da çalışır. 1924’de Veşenskaya’ya geri döner ve kendini tamamen yazmaya verir. Aynı yıl Mariya Petrovna Gromoslavskaya ile evlenir. Bu evlilikten iki kız, iki de erkek çocukları olur.

İlk kitabı, 1. Dünya Savaşı ve İç Savaş yıllarındaki Kazakları anlatan Don Hikayeleri, 1926 yılında basılır. Aynı yıl Ve Durgun Akardı Don -Durgun Don diye de bilinir.- adlı romanını yazmaya başlar. Bu romanı yazması 14 yılını alır ve Stalin nişanı ile ödüllendirilir. Bu roman Sovyetler’de zamanın en çok okunan yapıtlarından biri olur ve 1965’de Nobel Edebiyat Ödülü alır. Bitirmesi 28 yılını aldığı Uyandırılmış Toprak adlı romanı ile de 1954 yılında Lenin Nişanı’na layık görülür. Bu roman Yarınların Tohumu (1932) ve Don’da Hasat (1960) olmak üzere 2 kısımdan oluşmaktadır. Bu romanda da kollektivizmin uygulandığı yıllardaki günlük hayatı yansıtır. 1957’de yazdığı kısa hikâyesi İnsanın Kaderi (Sudba çeloveka) film olarak da çekilir.Vatan için dövüştüler‎ isimli eseri bitirilememiştir.

II. Dünya Savaşı boyunca Gerçekler (Pravda) Gazetesinde savaş hakkında yazılar yazmıştır. 1956-1960 yılları arasında toplu eserleri sekiz kitap olarak yayımlanır. Şolohov, Aleksandr Solzhenitsin tarafından Ve Durgun Akardı Don adlı romanında çalıntı yapmakla suçlanmıştır. Delil olarak da eserle yazarın diğer yapıtları arasındaki kalite farkını göstermiştir. Şolohov kendini romanın taslaklarını göstererek ispatlayabilirdi. Ancak tüm taslakların II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından yok edildiğini belirtti. 1984 yılında monograf Geir Kjetsa bilgisayar yardımıyla romanda yapılan incelemelerin sonucunda Ve Durgun Akardı Don adlı romanın Şolohov’un eseri gibi göründüğünü söyledi. Daha sonra da 1987’de de romanla ilgili yazara ait binlerce not, taslak bulundu.

Şolohov 21 Şubat 1984’de, Rostov ilinde hayata gözlerini yumar. Mezarı Don nehri kıyısındaki Veşki köyündedir..

Şolohov 1932’de SSCB Komünist Partisi'ne, 1939’da SSCB Bilimler Akademisi’ne üye oldu ve yine 1939 yılında da Seçkin Sovyet unvanı aldı. 1959’da Sovyet Başkanı Nikita Kuruşkev’e Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri gezisi sırasında eşlik etti. 1961’de SSCB Komünist Partisi Merkez Komitesi'ne seçildi. İki kere Sosyalist Kahramanlık Madalyası ile ödüllendirildi. Sovyet Yazarlar Birliği'nin yardımcı başkanlığını yaptı.

Eserleri
Ve Durgun Akardı Don - Durgun Don
Uyandırılmış Toprak
Don Kıyısında Hasat
Don Öyküleri
Vatan İçin Döğüştüler
Mavi Bozkır
İnsanın Kaderi

Yazar istatistikleri

  • 50 okur beğendi.
  • 444 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 401 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları