Bana verilecek çok güzel bir haberi olduğunu, fakat bunu ancak geldiği zaman ve bizzat söyleyeceğini bildiriyordu. (Sonbaharda
kendisini çağıracağımı ümit ettiğimi yazmıştım!) Bundan sonra birçok mektuplarımda tekrar tekrar sorduğum halde, bu iyi haberin ne olduğunu yazmadı. Hep “Bekle, geldiğim zaman öğrenirsin!" diyordu.
Evet, bekledim; hem yalnız sonbahara kadar değil, tam on sene bekledim... Ve bu “Güzel haberi tam on sene sonra öğrendim... Daha dün akşam öğrendim...