Bir gün bir şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın,daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. İşte insan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz , mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte...
İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım , sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor , ertesi gün gene aynı hayat.
Tanıdığı kimselere büyük bir nezaketle gülümser; henüz tanıştırılmadığı insanlara ise pek soğuk davranırdı. Tanıştırılır tanıştırılmaz soğuk tavrı bir gülümsemeye çevrilir ve tanıştığı insanda artık her zaman için karşısında gülümsemeye hak kazanmış olurdu.