Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Saltanatı boyunca İstanbul'dan ayrılmamış, Edirne'ye bile gitmemiştir. Padişahlığı salt saray yaşamı olarak algıladığından, haremin etkinliği sarayın resmi işlevinin önüne geçmiş, Topkapı Sarayı harem dairesi de en kalabalık cariye ve hizmet kadrolarını bu padişahın saltanatında barındırmış; gösteri sanatları, düğün ve şenlikler, saray
Sayfa 178 - 12- Sultan III. MuradKitabı okudu
Şeyh Haydar Safevî, Şirvan-Şahlar tarafından öldürülmüş, İsmâîl, tam bir hayat mücadelesi ve bitip tükenmek bilmez hayat korkusu içinde yaşamıştı. Türk ve İslâm tarihinin bu pek seçkin simasının, bütün dünya çapında şahsiyetler gibi, çeşitli cepheleri vardı. Tam bir harb ve siyâset adamı olduktan başka, dehâ sahibi bir şâirdi. Şiirlerini Farsça'dan çok Türkçe söylüyordu. Çünki hitap ettiği kitlelerin dili Türkçe idi. Türkçe şiirleri de, klasik ve halk tarzında olmak üzere ikiye ayrılır. Halk tarzında söylediği şiirler (nefesler, ilâhîler) o kadar açık bir Türkçe ile yazılmıştır ki, bugün bile bunları anlamıyacak hiçbir Anadolulu köylü yoktur. Şâh İsmâîl, Sultan Bâyezîd'in insanî cephesine mâlik değildi. Sultân Bâyezîd kadar büyük bir âlim değildi, onun insan cephesine de mâlik değildi. Fakat enerjisi ve kitleleri tesiri altına almaktaki başarısı, onu daha da büyük muvaffakıyetlere namzet kılıyordu. Onunla, ancak Şehzâde Selîm çapında ve karakterinde bir şahsiyet başa çıkabilirdi.
Sayfa 12 - BKY- PDFKitabı okudu
Reklam
Vaktiyle ders kitabı olarak okullarımızda okutulmuş bir tarih kitabından seçilmiştir: "Fatih'in ilk işi bir gün ileride kendisine rakip olur korkusu ile kardeşi Şehzade Ahmed'i öldürmek oldu." Dünya tarihinin, büyüklüğünde, adaletinde, ilminde ittifak ettiği Fatih'ten örnek verdik ki, diğerleri hakkındaki resmi hüküm rahatlıkla anlaşılabilsin, ne iftiralar yağdırıldığı tahmin edilebilirsin.
II. Bayezid'e (1481-1512) karşı Cem Sultan'ı, Şehzade Ahmed'e karşı yeniçerilerin desteğinde Yavuz Selim'i (1512-20) görürüz. Selim babasını tahttan indirmeğe muvaffak oldu. Şehzadelerin sancağa çıkması nüfuz ve taraftar kazanıp, taht kavgasına girişmelerinin sebebi olarak görüldü. Bu kısmen doğru idi de. Bu yüzden III. Mehmed'den (1595-03) sonra şehzadeler yavaş yavaş sarayda hapsedildi. Tahtın müstakbel varisierinin haremde kafes denen hücrelerinde cellat korkusu allında bekleşmeleri, onların iyi eğitim görmelerine engel oldu. Osmanlı hükümranlığının son senelerine kadar şehzadelerin iyi bir eğitim görmemesi bu gelenekten ileri gelir.
Sayfa 172Kitabı okudu
Şehzade Selim korkusu..
Kardinal Galimberti, pencerenin geniş mermer pervazina konan bir güvercine bakarak, "Ancak yeni bir haber daha var kutsal babamız" dedi. "Nedir?" diyerek döndü Julius. Ölgün güneş, kızarmış yüzündeki çizgileri silip onu gençleştirdi sanki. "Selim, on dört yaşındaki oğlu için Bolu sancak beyliğini istemiş ve kabul edilmiş. Bu payitahta uzanan yolda Selim için önemli bir mevki. Bayezit, bazı şeyleri kabullenmeye başladi de mektir bu. " "Büyük ağbi Ahmet ne diyor bu işe?" "Öğrendiğimiz kadarıyla öfkesinden deliye dönmüş. Bu durum Selim'le arasında yeni bir soruna sebep olacak demektir" "Ahmet'in bu konuda harekete geçmesi için yardımcı olmalıyız. Kardeşi Korkut dahi bizim için Selim'den iyi bir adaydır. Sorun şu ki onun da erkek evladı olmaması, tüm itibarına rağmen sultan olmasına engel teşkil edebilir. Ama bizim için önemli olan şu Selim tehlikesinin bertaraf edilmesi."
Sayfa 38