onları bekleme yaşında olduğum zamanlarda anne ya da babamın gelip beni okulun önünden aldıklarına dair hiçbir anım yok; açılmaya hazır kapının önünde acaba annemin mi yoksa babamın mı yüzünü göreceğimin verdiği o enfes endişeyle onları beklediğimi hiç hatırlamıyorum. annem hep geç vakte kadar çalışırdı. etüde kalır, okuldan yalnız dönerdim. babam gittiğim okulun sokağının adını bile bilmiyordu.
hayatın gerçek sınavı, her şey yolunda giderken bununla nasıl baş ettiğiniz değil; izin verirseniz sizi mahvedebilecek şeyler karşısında verdiğiniz mücadeledir.
siz kadınlar. aşkın illa zor olmasıyla ilgili bu takıntınız da ne? gerçek romantizm sadece felaketler içinde mücadele ederek mi elde edilir? neden kızlar hiçbir sıkıntı yaşamadan iyi biriyle tanışmayı hayal etmez ki?