20 Temmuz Pazar
“Kadın olmak, yalnız olmak, var olmaya çalışmak...”
Mieko Kawakami’nin Memeler ve Yumurtalar adlı romanı, sadece kadınları değil, insan olmayı, bedenle ve toplumla yaşanan çatışmaları anlatıyor.
İki bölümden oluşan bu çarpıcı metin, bizi Tokyo’nun kalabalığında iki kız kardeşin iç dünyasına götürüyor. İlk bölümde estetik kaygılarla meme ameliyatı olmak isteyen Makiko’nun sancılarını, ergenlik eşiğindeki kızı Midoriko’nun sessizliğini ve anne-kız arasındaki görünmeyen duvarları okuyoruz.
İkinci bölümde ise Makiko’nun kardeşi Natsuko’nun anne olma arzusu üzerinden yalnızlık, sperm donörlüğü, etik ikilemler ve varoluş sancıları derinlemesine işleniyor.
Kawakami, her şeyi eğip bükmeden, içtenlikle anlatıyor. Dili şiirsel, ama bir o kadar da gerçek.
Haruki Murakami’nin “nefes kesici” dediği bu romanı ben de bir solukta okudum.
Sadece kadınlara değil, herkese yazılmış bir kitap bu.
“Biz bir elmanın iki yarısıyız.”
Ve bazen yalnızca bir yarımız eksiktir.
Bu aralar fonda hep aynı şarkı çalıyor: Pinhani – Sakinleştim
Belki de bu kitabı en iyi tamamlayan şey…
#memelerveyumurtalar #mieokawakami #kitapönerisi #edebiyat #kadınlık #yalnızlık #serkankoçverokuyor #kitapokuyanadam24