İçimdeki şeytanı öyle iyi tanıyorum ki. Bu şeytan, bilinçliliğin ısrarcı isteklerinde yatıyor; bilinçlilik arzuya dönüşüyor. Bir başka deyişle, rolünü en karanlık derinliklerde oynayan duruluğun en kusursuz biçimi bu.
Benim için, gençliğimin doruğu denilebilecek hiçbir dönem yoktu; dolayısıyla o anı durdurmak zorunda hissetmedim kendimi. İnsan tam doruktayken durdurmalı zamanı. Yaşamımda hiçbir doruk noktası saptayamıyorum. Üstelik ne tuhaf; pişmanlık falan da hissettiğim yok.