Selâm Olsun Aşık Veysel 'e
1. Bölüm — Aşık Veysel “Toprağın Dilini Bilen Adam” Bir bozkır sabahında doğdu sesin, Anadolu sardı seni bağrına. Gözlerin görmese de dünya denen resmi, Kalbin baktı insanın yarınına. Bir saz aldın sustun önce, Sonra dağlar konuştu telinden. Her mısrada bir ömür saklıydı, Her söz aktı tertemiz gönlünden. Dost dedin, yol dedin, kara toprak, İnsanı anlattın insanca. Koca dünya kördü belki sana, Sen gördün herkesi en açıkça. Bir ozan değildin yalnızca sen, Bir milletin vicdanıydın aslında. Adın kaldı türkülerin içinde, Yarınlara uzanan duanda. Kısa Öykü: “Sazdaki Işık” Köy sessizdi. Rüzgâr, kuru otların arasından geçerken bir adam avlunun köşesinde sazını usulca eline aldı. Gözleri dünyayı görmüyordu belki… Ama insanların görmediği şeyleri o hissediyordu. Bir çocuk yaklaştı ve sordu: “Hiç görmeden nasıl bu kadar güzel anlatıyorsun dünyayı?” Adam gülümsedi. Parmaklarını sazın tellerine dokundurdu. “Evlat…” dedi. “Göz bazen bakar ama görmez. İnsan, kalbi kadar görür.” Ve o gün Anadolu bir türkü daha öğrendi. Yıllar sonra insanlar o türküyü dinlediğinde yalnız bir ozanı değil, hayatı anlamayı öğrendi.
İnsan ve Duygular
Başka sosyal medyalarda da olsa benimle aynı düşünen kardeşler varmış.. selam olsun onlara... 🌿
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Herkese selam, sana Hasret… Nazım Hikmet Ran
Köşedeki çiçekçi. Seni sordu bu sabah. Burda yok dedim. Selam söyledi tazeymiş gülleri. Yokluğun gibi...
BAŞKALARINI DA DÜŞÜN
Kahvaltını hazırlarken bir an dur ve başkalarını da merhametle düşün. (Unutma! aynı semayı paylaşan güvercinlerin yemini) Kendi savaşının içindeyken başkalarını da düşün, (Unutma! selamet isteyenleri) Su faturalarını yatırırken bile başkalarını da düşün, (Bulutlardan emzirenler (su içenler) kimler ola?..) Eve dönerken, kendi evine başkalarını da düşün, (Unutma! tuğlasız evde yaşayanları.) Gökyüzündeki yıldızları sayarak uyurken başkalarını da düşün, (Uyuyacak bir sığınak bulamayanlar da var.) Özgürlüğün için sloganlar savururken başkalarını da düşün, (Konuşma hakkından yoksun bırakılanlar kimler ola?) Ve sen uzaktan uzağa başkalarını düşünürken kendini de düşün, (De ki: Keşke karanlığın içinde bir mum olsaydım.) Mahmud Derviş
Filistin
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam