Dostlar beni anmıyorlar, hatırlarına bile getirmiyorlar. Fa­kat benden bunlara binlerce selam!
Edebiyat
Boya-Badana İşleri İşte
Nadolny'nin Şapka İnkılâbı Raporu İkinci rapor, 6 Ağustos 1925 tarihlidir ve Büyükelçinin şapka inkılâbına bakışını içermektedir: "Türk devrim hareketi, bilindiği gibi, diğer hedeflerinin yanı sıra, eski ve tamamiyle İslâm dinine dayalı Türk kültür ve devlet anlayışını yıkmayı da kendisine görev edinmiştir. Devrim hareketi, bunu, göze batan İslâm-Doğu âdetlerini ortadan kaldırmak suretiyle görünüşte de vurgulamak ve Türkiye'nin bu açıdan da Avrupalı olduğunu anlatmak çabasındadır. İslâm dünyasına mensup -ister Arap, ister Türk, isterse İranlı olsun-Doğuluların en göze çarpan özelliklerinden biri serpuştur. Serpuş, camilerde ve dinî merasimler sırasında muhafaza edilebilmesi amacıyla, sipersiz şekilde olmalıdır. Hıristiyan dahi olsa, bir Türk vatandaşı ülke içinde Avrupai bir serpuş takmayı tercih etme cesaretinde bulunduğunda, halk arasında bir dinî suç işlemiş, eski Osmanlı geleneğine göre ise ulusal duyguları rencide etmiş sayılırdı. Daha uzun sayılamayacak bir süre önce, Türk olarak tanınan ve sokakta şapka ile görünen insanlar tutuklanıp cezalandırılıyorlardı. Çok kısa bir zamanda fesin kullanımdan kaldırılması ve yerini Avrupai tip şapkanın alması yolunda çok güçlü bir hareketin başlaması, ülkenin Avrupalılaşması için çabalayan hükümetin yanı sıra, halkın da bir bölümünün -özellikle aydınların- aynı yöndeki şevkini göstermek bakımından önemli bir göstergedir. Kasket siperi ya da şapka kenarı yokken gözlerine gelen güneşi ansızın fazla göz kamaştırıcı bulmaya başlayan insanlar, kendilerini çeşit çeşit örtünme yollarıyla korumaya çalışıyorlar. Yine aynı insanlar, fesin gerçekte Yunan kaynaklı bir serpuş olduğunu ansızın hatırlıyorlar. Kısacası, fese ve sipersiz benzeri serpuşlara karşı, yukarıdan teşvik edilen ya da daha ziyade emredilen bir mücadele ("Haçlı
Sayfa 203·Kitabı okuyor
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Âşık Yûnus söyler sözü kan yaş ile doldu gözü Bilmeyenler bilsin bizi bilenlere selâm olsun
Şiir
Ben artık birine güvenip güvenmeyeceğime karar verirken şuna bakıyorum: Bu kişi kendisine hiçbir şey katamayacak birine nasıl davranıyor? Çaycıya teşekkür ediyor mu, kapıda bekleyen kargocuya selam veriyor mu, en azından ona karşı nazik mi? Yoksa o kişi sanki orada yokmuş gibi mi davranıyor? Bu küçük ânlar insanın karakteri hakkında uzun sohbetlerden daha fazla şey söylüyor. Birinin sana nasıl davrandığı değil, bir şey beklemediği insanlara nasıl davrandığı önemli... Orası gerçek karakter, gerisi rol...
Alıntı
Çayyaşlara selam ..
Çay içmekten maksat, Bir demde muhabbet etmektir. Dost ile muhabbet edip Gönlünü demlemektir.
Sayfa 34 - Ahir Zaman·Kitabı okuyor
Hz. Adem'in Tövbesi
Adem (Aleyhi's-Selâm) şeytanın kıskançlığa dayalı yönlendirmesiyle yapmış olduğu saptırma ve razı etmeden sonra (Yüce Rabbi tarafından bir kısım kelimeler aldı) bu kelimeler, âlimlerin beyanına göre: "Dediler ki: *Ey bizim Rabbimiz! Bizler nefislerimize zulmettik, artık sen bizlere mağfiret etmez, biz-lere merhamet buyurmaz isen elbette bizler hüsrana zarar ve ziyana, manevi cezaya uğramış kimselerden oluruz.*" mealindeki; Araf/23 ayet-i kerimesidir. (Onun üzerine tövbe eyledi) tövbe edip bağışlanmasını diledi, (Şüphesiz tövbeleri çok kabul eden) ve kulları hakkında (çok merhamet sahibi olan ise ancak o Rabbi Kerimdir.) Binaenaleyh Hz. Adem'in tövbesini de kabul buyurmuş, onun hakkında yine sonsuz rahmet ve merhameti tecelli etmiştir. I-52
Kitap Alıntısı