Mademki, ne fırtınayı avucumuzla durdurabiliyoruz, ne eceli geriye itebiliyoruz; mademki, onun irade-i külliyesi içinde, biz, bir rüzgâr önünde uçan tüy gibiyiz, keder etmek nafile, üzülmek nafile, cismi telef etmek nafiledir.
Bulanık hadiselerden sonra ruhta kalan o tortuyu hissediyor. Bu, sebebi keşfedilemeyen üzüntülerden biri ki, yalnız can sıkmakla, insanın hissi muvazenesini sarsmakla kalmaz, şuurun yarı karanlık tabakalarında birikerek sinsi sinsi büyür, ansızın büyük bir keder hâlinde ruha baskın yapar.