"Anne gibisin" diye fısıldadı bir anda uykusunun arasından. "Kolların anne kolları gibi hissettiriyor."
Gözyaşımı gamzeme gömdüm.
"Sen de baba gibisin," diye fısıldadım sakallarını sevmeye devam ederken."Varlığın babam varmış gibi hissettiriyor."
"O ceylan bakışlarının içine kazıdığın çukurları, yarattığın mezarları, gömüldüğün kuyuyu önce gözlerinde gördüm." Alnını alnıma yasladı
"O çukurları yanaklarına da kazarsan eğer, o güzel gamzelerini bir mezar olarak kullanır da bunu kimseye belli etmezsen eğer..." Siyah gözleri artık bir bıçak kadar keskindi." Madem gözlerindeki mezara benden önce biri yerleşti. Bırak yanakların benim olsun. O mezara gömülen ilk kişi ben olayım."
Onun bölgesinin dışındayken silahlarını sarılan ben, onun bölgesine girdiğim an tüm silahlarımı kendi bölgemde bırakıyordum.
Geride bırakıyordum.
Karan'ın yanında her şeyi geride bırakıyordum.
Alıştığınız şekilde yaşamaktan bile sizi vazgeçirecek bir şeyle günün birinde karşılaşıyordunuz. Karşılaştığınızda ise geriye sadece bir daha kabul etmek istemeyeceğiniz, köşede duran ama size ait olan bir deri, bir kürk kalıyordu. Bir gün o deriyi tekrar giyineceğini bilmekti belki de bizi asıl korkutan.
Çünkü siz o derinin içinden çıkarken çıplak kalmayı göze almıştınız ve o deriden çoktan vazgeçmiştiniz.