Kurtulamadın şu takıntıdan. Saplandın buna, sürekli soruyorsun kendine, çocuk halin şu yetişkin halini görse ne düşünürdü, sürekli aynı şeyi soruyorsun, saplandın çünkü diye düşünüyordum. Başından beri hayatının akıp gidişini izledin, hep böyle geldi sana, senin hayatın sana rağmen, senin dışında yaşanıyordu sanki ve sen sadece onun inşa edilişini izliyordun, sana benzemediğini hissediyordun. Sadece bugün hissettiğin bir şey değil bu. Küçükken, annenler seni süpermarkete götürdüğünde insanları izlerdin, market arabalarını ite ite alışveriş yapan insanları. Resmen kilitlenirdin onlara, sebebini bilmediğin bu manyaklığa kapılmıştın bir kere, ne giydiklerine, nasıl yürüdüklerine bakardın ve derdin ki içinden: Umarım buna benzerim, umarım buna benzemem. Ama ne tuhaf ki bugün olduğun insana dönüşeceğin aklının ucuna bile gelmedi. Bir ihtimal bile değildi bu. Değil olup olmamayı, bunu istememeyi düşünmeye bile gerek duymadın.