“Ölüler Limanı’nın heybetli kapıları son kez açıldı ve içeri üç Titan girdi. Cüsseli vücutları önce uzaktan geniş birer gölgeydi fakat yaklaştıkça belirginleştiler. Devlerin derileri gri kaya rengindeydi ve başları koskoca bedenlerine oranla küçük görünüyordu. Bacakları kısa olmasına karşın kaslı kolları o kadar uzundu ki, neredeyse dizlerine değiyordu. Tüm Titanlarda olduğu gibi, üçünün de vücutlarını örten tek şey vücutlarındaki dövmelerden ibaretti. Arkadaki iki Titanın vücutlarında alelade ve soluk dövmeler yer alırken, önde dik ve kendinden emin adımlarla yürüyen Titanın dövmeleri oldukça parlak, renkli ve dikkat çekiciydi. Bu hayatımda gördüğüm en iri Titandı. Şahkuşak’ta Valdheon’a sattığım Titanlara rahatlıkla tepeden bakacak cüssedeydi. Boyu dört metreden fazlaydı, aşırı geniş omuzları ve bir ağacın gövdesine benzeyen kolları vardı.”