Gelecek, yakında üstüme devrilip beni ezecek kocaman,görkemli bir dev. Yıpranmış çocukluğum etrafımda dalgalanıyor, ne zaman bir deliği yamalamayı başarsam bir yenisi açılıyor.
Amerika özgürlükler ülkesi olarak betimlenmiştir.Önceleri bu, kendin olma özgürlüğü , çalışma ve toprak sahibi olma özgürlüğü demekti. Şimdi ise daha çok , yemek alacak paran yoksa açlıktan ölme özgürlüğü demektir.
Zaman geçtikçe, çocukluk ince , yassı ve kağıdımsı bir hal aldı. Yorgun ve yıpranmıştı. Umutsuz anlarımda ben büyüyünceye kadar dayanmayacak gibi gözüküyordu ve bunu başkları da görüyordu.
Çocukluğun içinden çikmak mümkün değil, üstüne koku gibi siner. Her çocukluğun kendine has bir kokusu vardır. Kendi kokunu bilmediğinden diğerlerinden daha kötü olmasından korkarsın bazen. Çocukluğu kül ve kömür kokan bir kızla konuşadurursun, birden o senin çocukluğunun pis kokusunu algıladığından geriye doğru bir adım atar. Gizlice yetişkinlere bakarsın. Dış görünümlerinden bir çocukluk geçirdikleri belli olmaz ve o dönemi suratlarında yara ve derin izler bırakmadan nasıl atlattıklarını sormaya cüret edemezsin.