Uzun zaman önce başlamıştım fakat bir süre ara vermek zorunda kaldım. Kitabı yeni bitirdim ve gerçekten ağlayarak okudum.
Nasıl tarif etsem bilemiyorum, bende uyandırdığı hisler çok yoğun ve çok derin.
Küçüklüğünde babası tarafından şiddet gören Rüzgar Ulu, tıp fakültesi kazanıp İstanbul'a kaçıyor fakat annesini ve kardeşini arkasında bırakmak zorunda kalıyor. İlerleyen yıllarda başarılı bir asistan doktor oluyor ve adını bütün hastaneye duyuruyor.
Bir süre sonra üst katına taşınan Tuna Kartal ile tanışıyor. Beraberinde hayatının kötü günleri de başlıyor, Rüzgar'ın peşinde saplantılı bir aşık var ve çok yakınında olan biri...
İlk kitapta bu saplantılı aşığı arıyoruz, ikinci kitapta ise dala güçlü , intikam almaya hazır bir Rüzgar'ı okuyoruz.
Tuna'nın sevgisi ve desteği gerçekten içimi çok güzeldi.
Kitap konu olarak harikaydı, şiddet mağduru kadınlarımıza ithaf edilmiş fakat bazı yerlerinde sıkıldığını belirtmek isterim. Karakterimiz Rüzgar çok fazla geçmişe dönüyor ve her olayda geçmişin bir parçasını anlatıyor. Bu biraz sıktı. Kitabın sonlarına doğru bunu daha az görmeye başlıyoruz, böylelikle daha akıcı olduğunu düşünüyorum.
Son 90 sayfa kitabı nasıl okudum inanın bilmiyorum o kadar akıcı ve merak uyandırıcıydı ki...
Tek merak ettiğim Umay Hanım ve Burcu'nun sonuydu, keşke bundan da bahsetmiş olsaydı yazarımız.
Genel olarak kitap çok güzeldi, yüreğime dokunmayı başardı, son sayfalarını ağlayarak okudum , o duyguyu yazar size çok güzel yansıtıyor. Umarım bir gün okuma fırsatınız olur. :)