Eğlenen, dünyadan tat alan kimse hiçbir şeye metelik vermez. Ama ahlaksız, yalnız kalmış, ihtiyar, hayata küsmüş bir adam... Ölümden korkar.
Baba, "Peki ama, insanın iki yüz elli bin dönüm toprağı olduktan sonra, neden hayata küssün?" diye sordu.
Papaz gülümsedi ve kafası karışmış gibiydi. Elini suya vurarak, suda yüzen bir böceği kaçırdı. “Bir insan ki, kendini zengin görmek için iki yüz elli bin dönüm toprağa ihtiyaç duyar, bana göre o insanın gönlü çok fakirdir. Bir insanın gönlü fakir olduktan sonra, yüz binlerce dönüm toprak almış, neye yarar, yine de fakirdir. Belki de bütün buna karşılık kendini bir türlü zengin duymadığı için, hayata küser...”