Nasıl ki kötü bir zengin gördüğümüzde “bu nasıl zenginlik” veya “bunlar zenginse ben değilim ” demiyorsak ve devamlı zenginlik için çabalıyorsak , tüm insanların temel ahlak kurallarından sorumlu olduğu halde kötü bir insan gördüğümüzde yine “bu nasıl ahlak kuralları” veya “bunlar ahlaklıysa ben değilim” demiyorsak ve faturayı ahlaka kesmiyorsak, kötü bir müslüman gördüğümüzde “bu nasıl din” “bunlar müslümansa ben değilim”gibi söylemler ile faturayı dine kesmeden yinede iyi bir müslüman olmak için çaba göstermeliyiz. İnsan ahlaksız ise din o kişinin hayatına sirayet etmez ve sadece kimlikte müslüman olur. Peygamberimiz dinin gerektirdiği sorumluluklardan önce senelerce ahlak temelleri atmıştır. Ahlakın olmadığı yerde de dinden bahsedilemeyeceğini buradan anlıyoruz. Evet şuan gerçekten diyanet de dahil insanları dinden soğutma ve iç kargaşa çalışmaları hızla sürmekte, şuan da zaten aklı başında bir insanın diyanetin “din kurallarına bağlı olma” değil “hükümetin kurallarına bağlı olma” anlamına geldiğini biliyor olmalı ki bilmiyor ise bu dönemde diyanet yüzünden islamdan uzaklaşan herkesten vebal payını alacaktır. “Onlar zaten dinden uzaklaşmak için bahane arıyor” gibi çirkin bir suizan sizi kurtarmayacaktır. Bu siyasal din sistemi bizim yaratıcıyla olan bağımıza etki etmemeli solcu, kürt, hristiyan vs din ,dil ,ırk farketmeksizin sevgi tabanlı bir birliktelik ile ahlaki ve etik temeller atmalıyız. İşte bu birlikle atılan temeller bizleri bu kargaşanın içerisinden yaratıcıya ulaşmamıza imkan sağlayacaktır.