Zira biliyordu ki tevazu göstermeye gayret etmek de bir çeşit kibirdi. Öyle ki tevazuya çalışan kendindeki üstünlüğü bildiğinden böyle ederdi. Hüdâyî her şeyi aşmış da bunlara varmıştı. İnce düşünmüyordu da inceyi inceltiyordu.
Küçük düşünür, küçük kalırsan seni uçsuz bucaksız cennete uygun bulmayabilir melekler. Sofran büyük olsun. Bir tas çorba da olsa içtiğin, onu milyarlarla paylaşmaya hazır olmalısın. Bir dilim ekmeği milyon kere bölebildiğin zaman sen senin olmaktan çıkarsın da insan olursun.
Aynı çevrede akşamlayıp sabahlamak, bir zaman sonra göz önündekini bile göremez duruma getirebilir. Aynı insanları, aynı binaları, aynı yolları görmek usandırabilir. Bu da etten kemikten oluşan bedenimizin bize getirdiği sonuçlardandır.
Dünyada ne yapıyorsan bil ki; ya Allah içindir ya nefsin için. Hep düşün bunu. Yaptığın kimin için diye. Allah için yapmak letafet ama nefs için yapmak felakettir.