Selman Durdu

10/10
·542 syf.··
2025 24. kitabı
·
466 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 02:07
Ne yazacağımı bilemiyorum. Ama bildiklerimi yazarsam kafi olacaktır. Çoğu insan çeşitli tecrübelerden geçerek kendi olgunluk yolculuğunu gerçekleştirir. Üzerine düşünmeye başlamak için bu tecrübelerin tamamlanmasını beklemesi dışında pek bir seçeneği olmaz. Benim hayatım ise bu tecrübeleri hayal etmekle geçti. Pek çoğunu yaşamadım ama olsaydı nasıl olurdu diye düşünmekten de kendimi alamadım. Bu kitapta işte bu olası senaryolara ve düşünce dehlizlerine Doğan Cüceloğlu'nun sahiden yaşadığı olaylar üzerinden bir kez daha şahit oldum. İnsan öyle bir varlıktır ki kendisi yaşamadan pek çok şeyi idrak edemez. Başkalarının yaşadıklarından kapsamlı dersler çıkartamaz. Bu kitap iki kişiye layıkıyla hizmet edecektir. Yaşayan ve ders çıkartmaya ehil olana ve yaşamadan ders çıkartmaya arzu duyana. Harika kitap, harika bir anlatım.
Damdan Düşen PsikologDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20171,100 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Birtakım umut kırıntıları
Puan vermedi·224 syf.··
2025 21. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 20:32
Keşke bu kitabı beğenmemi gerekli kılmayan bir ülkede yaşıyor olsaydım. Toplumun her kademesinden insanın, kendi alanlarında yükselmek için birilerinin sırtına basmak zorunda hissettiği bir sistemin içinde yaşıyoruz. Arabesk düşüncelerin, aşırı dalgalı popüler duyguların, uçlarda gelişen ideolojilerin etkisinde birbirimizi incitmeden yaşayabilmek tam bir mucize olurdu. Uzman olarak yetiştirdiğimizi sandığımız, toplumu iyileştirilmesini umduğumuz öncülerin bile kendi travmalarıyla baş etmeye çalıştığı bir durumda bir şeylerin iyiye gitmesini umuyoruz. Kitap tüm bu açmazlar arasında "umudunu kaybettiğine inanırsan, umudunu kaybetmen kaçınılmazdır" gibisinden bir çıkış sunmaya çalışıyor. Harika bir kitap ama yaralarımızı sarmaya yetmesi için çok fazla kişinin aynı umudu omuzlaması lazım sanıyorum.
Eyvah, Okuldan Arıyorlar!Müjdat Ataman · Kronik Yayınları · 2024394 okunma
Puan vermedi·
Bana hediye olarak verilen bu kitabı büyük bir hevesle elime aldım ve vakit kaybetmeksizin okumaya başladım. Hem felsefeye hem de hayatın anlamına dair edebi anlatılara olan merakım sebebiyle bu kitaptan haz almayı, bakış açımı genişletmeyi ve bilgi birikimimi artırmayı umuyordum. Lakin bu kitap öyle gelişi güzel bir çeviri metnine sahipti ki ben kendim A1 düzeyindeki ingilizce bilgimle çeviri yapsam bundan daha iyi olacağını düşündüm. Yapay zeka araçlarının bu kadar yaygın olarak hayatımıza dahil olduğu şu dönemde gerçekten böyle acemice bir çalışma ile karşılaşıyor olmak üzücü. Yapay zekanın çevirisini tercih ederdim.
Hayatın Anlamı ve Büyük FilozoflarKolektif · Alfa Yayınları · 20259 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2024 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2024 14:40
Her zamanki gibi kitabı çok beğendim. Mert Arık problemleri çözmek için yeteri kadar hayal kuran harika bir insan. Öğrencilerime uygulamak istediğim tanışma etkinliğinde bir problemle karşılaşmış ve bu problemi nasıl çözeceğimi bir türlü bulamamıştım. Kitabı okurken birden çözüm gözümde canlanmaya başladı. İlham için teşekkürler :) Bu arada kitapta önerilen şeye 2006 yılında Bilecik ili Bozüyük ilçesinde çalışırken bir çaycıda denk gelmiştim. İçecekler arasında adı "antifriz", "kanarya", "kurbağa bacağı" gibi isimlerde meşrubatlar bulunuyordu. Tabi Naneyi Yedik Lokantası gibi meşhur olmadı orası ama bu fikrin ne kadar değerli olduğunu tekrar hatırlattı bana. Çünkü orada meşrubat içerken dünyanın en farklı ve en lezzetli içeceğini içiyor gibi olurduk. Halbuki belki de düz oralet, kuşburnu ya da ıhlamur içiyorduk. Bunu hiç bilemeyeceğim :))
Naneyi Yedik LokantasıMert Arık · Timaş Çoçuk Yayınları · 2024758 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 3. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2024 00:25
Zülfü Livaneli'nin Serenad kitabını okumuştum. Oldukça beğenmiştim. Bu kitabını da yeterince beğendiğimi söyleyebilirim. Burada kitabın edebi yönünü detaylı değerlendirmek istemiyorum. Daha çok sosyo-politik yönüne değineceğim. Daha öncesinde Ayşe Kulin'in Handan isimli kitabında hissettiğim bir şeyi bu kitapta da hissettim ve rahatsız oldum. O da bir konuyla ilgili alegorik bir eleştiri getirirken, eleştirinin yanlı (taraflı) bir konumda kalması. Toplumlar ile yöneticiler birbirinden bağımsız değildirler. Toplumları mazlum, yöneticileri diktatör gösteren anlatılara sıcak bakamıyorum. Her ne kadar kitapta 'yerinde ve zamanında müdahale edilmeyen olayların büyümesi' işlenmiş olsa bile aslında adaya sonradan gelip işleri karmaşıklaştıran kişinin saplantısal kötülüğü ile adada önceden beri bulunan insanların bilinçsiz iyiliği eşit derecede kötü gösterilebilmeliydi diye düşünüyorum. Olaylara doğru tepkiler vermesini bilmeyen halklar da diktatör yöneticiler kadar zarar verirler yaşadıkları adaya.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462bin okunma