Bazen iç sesin sağlayacağı önemli katkılar olabilir. Ama ne zamanki senin modunu düşürüyor ve bu konuşmadan sen zararlı çıkıyorsun işte o zaman sana ait olmayan ses konuşuyordur. Her zaman hatırlatman gerekiyor kendine, “Şu anki ses bana ait değil, benim gerçekliğimle alakalı değil.” Bu etiketlemeyi yaptığın zaman, iç sesin modunu düşüren etkisi azalacaktır.
Kaygıyı hissederken sadece hissettiğin şeye odaklanırsan kaygın daha da artar. Ancak seni kaygılandıran şeyleri somutlaştırmanı öneririm. Özellikle yoğun kaygı hissettiğin zamanlarda terapi defterine seni kaygılandıran somut şeyleri yazabilirsin. Seni kaygılandıran somut nedenleri yazdıktan sonra, kendine şu iki soruyu sormalısın: “Elimden gelen her şeyi yaptım mı?” ve “Bu konuda şu an yaptıklarımın haricinde bir şey yapmam mümkün mü?”
Hislerime güvenmeyi öğreneli uzun zaman oldu. Gerçekliğin tamamı değil de bir parçası olarak yorumlandığında hisler yol göstericidir. Ancak yolunu sadece hislerle bulmaya çalışırsan yanlış yollara sapman kaçınılmaz olacaktır.