Her meslekte olduğu gibi biz öğretmenler arasında da mesleğinden manen uzak olan çok kişi var. Onlar işçi bile değiller, daha da kötüsü öğretmenliği sevmeyen ve onu kötüleyen köleler. Bu kişilere benden bir dost tavsiyesi: Lütfen öğretmenliği bırakın. Başka bir meslek edinin. Ofislerde çalışın ya da ticaretle uğraşın. Bildiğinizi yapın. Yeter ki, dinamik bir ruha ve büyük bir bilgi birikimine sahip olunmasını gerektiren bu göreve gelmeyin.
Doğuştan yetenekli köylülerle, ormancılarla ve madencilerle tanıştı. Onlarla sohbet edip kitaplar hediye ederdi. Adreslerini not eder, onlarla mektuplaşırdı. Snellman mutlulukla şöyle der: “karanlık köşelerde canlı fenerleri yakardım. Onlara yağ ekleyerek daha iyi parlamalarını sağlardım.”
Halkımızın cahilliğinin, kabalığının, ayyaşlığının, hastalığının ve yoksulluğunun, bütün bunların sizin utancınız, sizin suçunuz olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Aydın olmak; güzel kıyafetler giymek, kolalanmış yaka takmak ve başında modern bir şapka taşımaktan ibaret değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk, sizleri okuduktan sonra iyi bir maaş almak, akşamları vaktinizi kahvehanelerde geçirmek ve sözde okuma salonlarında iskambil ya da domino oynamak üzere yetiştirmemiştir. Bu durumda bir Aydın değil zeki bir küfsünüz.
Akılsız olmayın! Bir kurtçuk gibi kendi küçük işlerinizin ve kaygılarınızın içinde debelenip durmayın! Devletimizin temellerini nasıl sağlamlaştırabileceğinizi düşünün! Halkımızın yeni, ileri ve daha erdemli kültürel gelişimini düşünün.