Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.
Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.
Elif Doğan Okumaya geç kalarak hayatımdaki eksikliğini okumaya başladığımda hissettiğim, kıymetli satırların kalemini tutan değerli yazarım Elif Doğan, hali hazırda polisiye türüne büyük bir tutkuyla bağlıyken işin içinde olmanın verdiği heyecanla bir solukta yaşadım kelimeleri. Esra'nın, "Şimdi artık o hak ettiğim önemi ve değeri kazanacaktım işte." diyerek girdiği bu yoldan, "Neden yakalanmak istiyorum? Çünkü bu kadar ince işçilik yapan sanatçıyı herkes tanımalı. Bu kainat bu önemli kişiyi artık bilmeli." diyerek korkması gerektiği yerde kurbanına verdiği her yaradan zevk alan bir kadın. Her satırında bir sonraki sayfaya geçmek için can atsam da bitecek olmasını hiç istemiyorum. Fakat sonuyla beni tarumar etti. Eksi Otuz Beş
Eksi Otuz BeşElif Doğan · Neyno Kültür Yayınevi · 202213 okunma