Varlığın"niçin ve neden"lerini ben de çok öğrenmek isterdim, sinyor. Fakat onu hiçbir vakit bir "kül" halinde bir tek şekilde göremedim. Bu muazzam temaşa(gösteri) bir an durmuyor, daima değişiyor, değişiyor...
Şunu bilin ki hiçbir şeyi unutmuş değilim, yalnız geçici olarak tüm yaşananları, güzel anıları bile kendimden uzaklaştırdım. İçinde bulunduğum durumu kökten değiştirinceye kadar bu böyle kalacak. Her şey değiştinde ise, işte o zaman küllerimden nasıl doğduğumu göreceksiniz...
Evet, kimi kez en çılgın, görünürde gerçekleştirilmesi olanaksız bir düşünce beynine öyle sağlam işliyor ki, sonuçta aklın ona yatıyor... Bunun da ötesinde : Bu düşünce eğer güçlü, tutkulu bir arzuyla birleşirse sonuçta onu kesinleşmiş bir yazgı, kaçınılmaz, gerekli , olmazsa olmaz bir şey gibi kabul edersin...
Sorun şu ki, çemberin bir kez dönmesiyle her şey değişebiliyor. Aynı ahlak hocaları da herkesten önce koşup dostça şakalar yapıp beni kucaklayacaklardır. Bugün olduğu gibi, benden yüz çevirmeyecekler. Hepsinin yüzüne tüküreyim! Neyim ben? Sıfır hiç. Yarın ne olacağım? Yarın, küllerimden doğup yeni bir yaşama başlayacağım! İçimde ki insanı keşfedeceğim. İçimde ki insandan ne kalmışsa!