İnsanların arasındaki ilişkide en belirgin olan duygu, öfkeyi kışkırtan duyguydu. Bu duygu, bedenlerin iyileştirilemez, kökleşmiş bir yorgunluk duygusu gibiydi. İnsanlar, içlerinde babalarından kalıtım yoluyla onlara geçmiş bu duyguyla geliyorlardı dünyaya ve bu duygu onların amaçsız acımasızlığıyla iğrenç olaylara yönlendirerek mezara kadar kara bir gölge gibi kalıyordu içlerinde.
dünyada iki insan ırkı olduğu sonucuna varabiliriz. Sadece iki: Düzgün insanların oluşturduğu "ırk" ve ahlaksızların "ırkı" İkisi de her yerdeydi, toplumdaki tüm gruplara sızmış haldelerdi. Hiçbir grup tamamen düzgün ya da tamamen ahlaksız insanlardan oluşmuyordu. Bu anlamda hiçbir grup "saf ırk" değildi.