Hayatı daha yeni tanıdım ama şimdiden büyük bir tiksinti var içimde. Bütün meyveleri ısırdım, acı geldi tatları, elimin tersiyle ittim hepsini ve şimdi ölüyorum açlıktan. Genç yaşta ölmek, umutsuzca mezara girmekmiş payıma düşen ve bilmiyorum üstelik, uyuyabilecek miyim acaba, huzur verecekler mi mezarda! Kendimi hiçliğin kollarına bırakacağım ama bilmiyorum bana açacak mı kucağını!
''Kendini dünya kadar büyük hisseden ben, aklından geçenlerden bir tanesi dahi ateş olsa, yıldırım olsa, koca dünyayı yakıp kül edebileceğini sanan zavallı deli!''
Kaçamıyordum üzüntüye ve mutsuzluğa teslim olmaktan, varlığımı tüketen gücümü, bana utanç veren bu zayıflığımı her zerremde hissediyordum, zira söz nedir ki düşüncenin uzağa düşmüş, cılız bir aksinden başka?