İnsan neden okur? Bir dizeye yahut bir cümleye tesadüf edersiniz, dersiniz ki 'işte bu tam da benim yaşadığım ama adını koyamadığım o duyguyu anlatıyor'. Yalnızlığınız bir anlığına uçar
gider. Başka ruhlarla aranızda bir akrabalık bulursunuz.
Çoğalır ve iyileşirsiniz.
Tıpkı taş kütlesinin altında fazlalıktan atılmasıyla açığa çıkan bir heykel gibi, içimizde açığa çıkmayı bekleyen bir hayat saklarız. Daha çok ekleyerek değil, fazlalıkları atarak özümüze ulaşırız. Her insan büyük bir ruhun tohumunu içinde taşır; sanat onu filizlendirmekte. Yaşamak ister ölmekten korkarız, bağ kurmak ister reddedilmekten korkarız, değişmek ister bilinmeyenden korkarız. Lao Tzu'nun söyledigi gibi, "Dışa dönük cesareti olan ölmeyi göze alır, içe dönük cesareti
olan ise yaşamayı." Yaşamayı göze almak zorundayız.