Yanlış zamanlamaydı. Öğüt almak insan ruhunun takvimine uymazsa ufunet basardı. Adamı görünce annesinin kelimeleri ruhunda depreşmişti: ufunet, kâfi, ziyadesiyle…Silkindi. Eski kelimeler sağa sola saçıldı. Mükerrem Bey tabii ki kıyamazdı. Hemen bir filhakika kaldırdı yerden:
“Filhakika, pusulamda belirttiğim gibi evinize talibim,” dedi.
“…Bu arada, şu an senin kokun da çiçek bahçesi sayılmaz.”
Gayri ihtiyari kendini kokladı.
“Yılların intikamı bu, yıkanmıycam!”
“Yıkanma!”
Baktı. Bu sözün içinde de bir seni seviyorum gizliydi. Kocası evliliği boyunca neredeyse hiç kullanmadığı bu sözü, her yere iliştirirdi.