Sena Mazlumoğlu

Ruhumun, onun hiçbir zaman giremediği, bütünüyle kendimin olan köşe bucakları bulunurdu. Buralarda onun sert disiplininin kurutamadığı, ölçülü savaşçı adımlarının çiğneyemediği taptaze duygular filiz sürerdi.
Sayfa 566·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ah! Şu anda içimin nasıl ışıksız bir zindana benzediğini elimde olsa da sana gösterebilsem! Bu zindanın en dip köşesinde tek bir zavallı korku zincire vurulmuş bekliyor: Senin etkine kapılarak altından kalkamayacağım bir işe atılmak korkusu!”
Sayfa 559·Kitabı okudu
St. John beni hiç ulaşamayacağım bir düzeye yükseltmeye çalışıyordu. Onun saptadığı bu yere erişebilmek için her an çabalamak beni harap ediyordu. Olmayacak bir şeydi bu... Benim düzensiz yüz çizgilerimi onun o duru, klasik yüz kalıbına sokmak, benim ışığa göre değişen yeşil gözlerime onun o deniz mavisi gözlerinin değişmez rengini vermek kadar olanaksız...
Sayfa 553·Kitabı okudu
Kendi elimize geçenin bir bölümünü başkalarına vermek, aslında içimizden kabaran duygu bolluğuna dışarı akacak bir yol açmaktır.
Sayfa 539·Kitabı okudu
Boş duvara bakıyordum da kuyruklu yıldızlarla dolu bir gök gibi görünüyordu gözüme.
Sayfa 535·Kitabı okudu