Sena Mazlumoğlu

Kimi zaman susmak; sırtımıza vurulan içimize gömdüklerimizi astığımız, yıllandıkça ve yük de arttıkça omurgamızın yapısını bozan bir semerdir. Bu yüzdendir ki kültürümüzde yaygın olarak haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır, denir.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Reklam
X ve bebek patlaması kuşakları genelde hep kendinden küçükleri eleştirirler. "Biz sizin yaşınızdayken" diye başlarlar ve cümlenin sonu asla gelmez. Birçoğu ülkenin ve dünyanın bu hale gelmesinde etkin rol oynadıkları halde, hâlâ utanmadan gençlere "ülkeden gitmeyin" derler. Ülkeden beyin göçü olmasını istememeleri çok normal lakin bunu ifade ediş biçimleri sanki bu onların hareketleri sonucu vuku bulmuş bir durum değil de bizim inisiyatifimize kalmış bir durummuş gibi dile getirilir. Ben on sekiz yaşındayım ve henüz hiçbir seçimde oy kullanmadım. Fakat bu bahsettiğim insanlar otuz kırk senedir oy verip ülkenin geleceğini tayin eden insanlar. Şu an biz bu şartlar altında yaşıyorsak geçmişte bu jenerasyonların hataları ve yanlış yönlendirmeleri yüzünden yaşıyoruz. Aslında hiçbir suçumuz olmamasına rağmen tüm suçlu yine biz oluyoruz, bir de üstüne bitmek bilmeyen hayat dersleri dinliyoruz. Üstelik bu hayat dersleri biz böyle hatalara düştük siz düşmeyin gibisinden değil de yargılar cinsten. Gençlere böyle bir dünya bırakmalarına rağmen hatayı kendilerinde aramıyorlar, bizlere "Siz her şeyden şikâyetçi oluyorsunuz" diyorlar. Bu doğal olarak sinirimize dokunuyor ve onlara "Evet, biz şikâyetçi oluyoruz çünkü bize kabul edilebilir bir yaşam bırakmadınız!" diyesimiz geliyor.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Eğer adalet ancak mahkeme salonlarına yıldızlı harflerle "Adalet Mülkün Temelidir" yazmak için kullanılıp, pratikte uygulanmazsa, o ülkede ne geleceğin teminatı olan gençler kalır ne de dirlik düzen. Hal böyleyken, ülkenin geleceği herkesin kaygısı haline gelir.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Yaşadığımız coğrafyada hürriyetin sadece gazete adından ibaret olduğunu düşünüyorduk.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Bizler kendi kendimize yetebilme derdinde iken, bizi kendi kendimize bile yetiremediler.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Reklam