Kadın cinayetlerine caydırıcı hiçbir cezanın verilmemesi, bir de üstüne, alın meydan sizin dercesine, İstanbul sözleşmesinden çıkılması, hepimizi büyük endişeye düşürmüştür.Artık hepimizde, yeterli güvenliğin sağlanmadığı bir ülkede kalmak istemediğimiz kanaati oluşturulmuştur.Maalesef gençlerimiz kendi ülkelerinden soğumuş bir duruma sokulmuştur.Her sokağa çıktığımızda taciz, tecavüz korkusu yaşamak istemiyoruz ya da bir erkek tarafından şiddete maruz kaldığımızda adaletin tecelli etmesini istiyoruz.Eğer adalet ancak mahkeme salonlarına yıldızlı harflerle “adalet mülkün temelidir” yazmak için kullanılıp, pratikte uygulanmazsa, o ülkede ne geleceğin teminatı olan gençler kalır ne de dirlik düzen.