Kitabı kısaca özetlersek ; Genç doktor Louis Creed ve ailesi , Maine kırsalında güzel bir eve taşınırlar. Aile; bir baba,bir anne,bir küçük kız , bir küçük oğlan ve sevimli bir kediden oluşuyor. Taşındıkları evin yan komşusu Jud Amca , bir gece sevimli kedi Church’ı ölü olarak bulup Doktor Louis’e haber veriyor ve Jud Amca insanın kanını donduracak bir sırı Louis’e söylüyor. Yakınlardaki ormanda ölümden daha korkunç....ürpetici ve gizemli bir sır.
Louis Creed’in hayatı , o sırı öğrendikten sonra değişiyor. Geceleri iyi bir uyku çekemiyor. Ailesi hakkında endişeleniyor ve kedisi için korkuyor. Bu olanlara inanmak istemiyor . Zaten inanılacak gibi de değil. Gün geliyor ve oğlu Gage, yoldan geçen kamyonlardan birinin altında kalıyor. Hayatını kaybediyor. Aile tamamen çöküyor . Genç adam; karısını ve kızını , kayınpederinin evine yolluyor ve kedisi için yaptığı şeyi oğlu için yapmaya hazırlanıyor. Jud Amca , bilmece gibi sözleriyle onu her ne kadar durdurmaya teşvik etse de , karısı her ne kadar babasının evinden taşındıkları eve gelse de Louis durmuyor ve oğlunu canlandırıyor. Oğlu artık yaşıyor ama eskisi gibi değil. Oğlunun eve gelmesini bekleyen Louis, son anda yanlış yaptığını anlıyor ve oğlunu öldürmeye karar veriyor. Ama iş işten geçmiş oluyor ki komşusu Jud ve karısı maalesef oğlu tarafından öldürüyor. Louis ise yapması gereken şeyi yapıyor ve oğlunu öldürüyor. Oldukları evi yakıyor ve karısının ölmüş cesedini alıp dışarı çıkıyor.
Doktor Louis, yaşanan hiçbir olaydan ders almayıp karısını sır saklı mezarlığa gömüp tekrar diriltiyor ve kitap bitiyor.
Öncelikle okuduğum en iyi gerilim kitaplarından biri Hayvan Mezarlığı, böyle bir sonla bitmemeliydi. Okuduğum zaman boyunca doktorun da ölmesini bekliyordum açıkçası. O kadar şey yaptı ve hala hayatta. İlginç.