Kelimeler konuşur, ifade eder ama kendilerini anlatmaz, kendilerini ifade etmezler; dedim ya, kelimeler bir şeye işaret etmez, şeffaf oldukları için arkalarında olanı gösterirler.
Ellerin birer tutsak güvercin.
Dudakların, birer sessiz güvercin (sesi gözlerime doğru uçan)
...
Kanat seslerinden ibarettir seni seyrettiğim göl.
Tepeden tırnağa kanatlısın..
Kendimizi tüketerek yaşıyor, kendimizi azaltıyoruz; dört dörtlük insan kendini bilmeyendir. İnancımız olmadığından umudumuz da kalmadı, umudumuz kalmadığından artık gerçek bir hayatımız da yok.
İnsan gibi insan olsak dünya ne hale gelirdi? İnsanoğlu gerçekten hissedebilse, uygarlık diye bir şey olmazdı. Sanat, eylemin mecburen unuttuğu duyarlılığa ulaşmanın yoludur. Sanat, öyle gerektiği için evde bırakılmış olan Külkedisi'dir.