... Ama insanoğlu kendisinde başka güçler vehmediyor. Değişmeye, başka bir şey olmaya doğasını zorlamaya çalışıyor, işte mutsuzluğun ve savaşların kaynağı bu. Kısacası azizim, insan insan olarak yaşamalı, eşek eşek olarak.
Acaba insan kendisinin hayatını değiştirirken başkalarının hayatına da hükmedebilir miydi? Ya da kendi hayatını, başkalarının hayatını değiştirme yoluyla değiştirebilir miydi?
Türkiye'de sınıflar arasında çok uçurum vardı ama eğlence kültürü bir fabrikanın patronuyla işçisini, bir generalle şoförünü, holding sahibiyle dilenciyi birleştiriyordu. Hepsi aynı magazin tanrı ve tanrıçalarını izliyor, onların resimlerine bakıyor ve onların televizyon dizilerini seyrediyorlardı. Zenginlik vardı bu ülkede ama elit zevk ve birikim yoktu.