Emrah Boz

Hafif değil yüküm Yinede bı yere kadar bükül. Sende biliyorsun burada hergun zerdali ağaçlarının dallarında serçeler ölür. Gündüz Gölgesine yaslandiginın gece celladı ol ve üstüne yürü. Alışınca her zamanki gibi hep aynı gül. Unutmak zor yalanları ve umut yılanları!!! Siğamadiklarindan dolayı terk ettiler adayı. Geldikleri gibi gitsinler alayı. Kaptan da mürettebat da benim emin ol bulacağım limanı. Mazi bazen yok ediyor geride kalanları. Sen de bırak falanları filanları. Çocukken atladığın iple asacaksın büsbütün yarınların sabahlarını , yüzünü ve astarını...
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İkinci Dünya Savaşı
Arkadaşlar ikinci dünya savaşına merak sardım. Bu konuda kitap önerir misiniz? Yazar yayınevi veya çeviri en iyi olduğunu düşündüğünüz varsa paylaşın lütfen.
İnsan yalanı aynalardan öğreniyor...
Umudum aniden bir ezan sesi duyulur gibi, birden güneşin doğmasıyla ve elle tutulur gözle görülür bir şekilde çekip gitmeseydi. Gerçek beni hayallerimden alıp yalnızlığa götürmeseydi bugün en güzel yarınlarımı giyer geçmişe teşekkür ederdim belki. Bugün acı değil de ağrı hissedecek kadar yaşlı hissetmeseydim kendimi, her şeyi daha çabuk bitirebilirdim. Daha kolay tedavi edebilirdim kendimi.
Kendime dedim ki: "İşte, bilgeliğimi herkesten çok artırdım." Kendimi bilgi ve bilgeliği, deliliği ve akılsızlığı anlamaya adadım. Gördüm ki bu da yalnızca rüzgarı kovalamaya kalkışmakmış. Çünkü çok bilgelik çok ızdırap doğurur, bilgisi artanın... Acısı da artar.
1000Kitap Gerçek Okurlar